TARHANA ÇORBASINI SEVER MİSİNİZ?

Yaklaşık iki aydır kâğıtla kalemin buluşmasını ertelemişiz…
Eee, malumunuz; odak noktamda Ağustos Fuarı vardı.
Her yıl üzerine koyarak ilerleyen fuarda, bireysel olarak benim de başarı çıtamı biraz daha yükseltmem gerekiyordu.
Hiçbir planım, hiçbir fikrim yoktu…
Sadece depremin bıraktığı son travmayı, metrelerce yükselen oyuncaklara binerek üzerimden atmayı düşündüm.
Ve;
“Allah’ım, yalnızım… Sen yardım et.”
dedim.
Ağustos Fuarı başladığında beni koca bir aile karşıladı; fuar bittiğinde ise ailemiz daha da genişlemişti.
Hem ekibimize genç kardeşlerimiz katıldı hem de fuarın esnafından temizlik görevlisine, güvenliğinden sunucu kardeşlerime kadar herkesle çok güzel zaman geçirdik.
Güzel anılar ve YENİ REKORLARLA fuarı tamamladık.
Fuarı 2,7 milyon kişi ziyaret etti.
Biz ise sosyal medyada yaklaşık 33 milyon erişime ulaşarak kendi rekorumuzu yeniledik.
Komşu şehirlerin bizi kıskanıp dolmuşlarımıza varıncaya kadar taklit etmesi de cabası…
“Fuar 38” yazıp aratın, ne demek istediğimi anlarsınız.
Ya da haritaya bakın; çevremizde, Şanlıurfa’ya varıncaya kadar hangi organizasyonların yapılmaya başlandığını inceleyin.
Fuarın yalnızca şehrimizde değil, bütün bölgede nasıl bir etki oluşturduğunu göreceksiniz.
GELELİM SİYASETE…
Siz uzak kaldığımı sanırsınız ama ben bir bir hepinizi takip ettim.
Şöyle dişe dokunur işleri sıralayayım…
Büyükşehir Belediyesi ve KASKİ’nin asfalt çalışmaları nihayet sahada görünür olmaya başladı.
İhale verilen firmaların bazı akıl dışı uygulamaları olsa da çalışmaların arttığı inkâr edilemez.
KASKİ’ye zahmet olacak ama insan;
“Önce kendi kapının önünü toparla.”
demez mi?
Ben derim…
Kurumun çevresindeki yolun da artık elden geçmesi gerekiyor.
Karşı taraftaki yolun yağmur altında iki kamyon ve bir dozerle yapılmaya çalışıldığına gündüz vakti bizzat şahit oldum.
Böyle işler yalnızca asfalt dökmekle değil, doğru zamanda ve doğru yöntemle yapılınca kıymet kazanır.
Büyükşehir’in asfalt üretim kapasitesi saatte 100 tonu aşmış durumda.
İki avuç da KASKİ’nin önüne atıversinler. :)
Dulkadiroğlu Belediyesi, Bertiz’e ceviz işleme tesisi kurdu.
Aşırı mantıklı bir yatırım…
Cerit ile Bertiz ceviz konusunda zaman zaman tatlı bir rekabete girse de ikisinin de kendine özgü, dünyada eşine az rastlanır cevizi var.
Onikişubat Belediyesi de 200 milyon liralık yatırımla 30 yeni hizmet aracını filosuna kattı.
Onikişubat Belediyesi, KahveOn2 yatırımlarını da sürdürüyor. Eski Tekstil Lisesi’nin önüne de yeni bir yatırım geliyor.
Hatta dün bizim Sefa ile NFK’deki KahveOn2’de buluştuk.
Kahvemi çift shot istememe rağmen tek shot hazırlamışlar; hâliyle beğenmedim.
Küçük bir ayrıntı gibi görülebilir ancak bu işletmeler belediyeyi temsil ediyor. Müşterinin talebini doğru anlamak ve bütün şubelerde aynı hizmet standardını korumak gerekiyor.
Biraz daha dikkat, biraz daha disiplin şart!
FUTBOLDA TRANSFER SEZONU BİTTİ, SİYASETTE BAŞLAYACAK!
Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve bizim İstiklalspor…
Ne transferler yaptılar öyle!
Bu sezon o futbolcuları izlemek gerçekten şahane olacak. :)
Araya bir KIRGINLIK bırakayım…
Ahmet Gülpak da bizzat okusun!
Fuarımıza milyonlarca takipçisi olan onca sanatçı geldi.
Birine İstiklalspor forması giydiremediniz, bir diğerine atkı veremediniz!
Arayıp hatırlatabilirdim ancak her eksiği gidermeye çalışan sizlerin bunu da düşünmesini bekledim.
DÜŞÜNMEDİNİZ!
Ne olurdu yapsaydınız?
Oradaydım…
Her anı fotoğraf ve videolarla kaydeder, bütün medya gücümüzle yayımlardık.
İstiklalspor için şahane bir PR çalışması ortaya koyardık.
ÜZDÜNÜZ!
AK PARTİ’YE YENİ BELEDİYELERİ HAYIRLI OLSUN!
Kimler olduğunu şimdilik sormayın…YAKINDA!
YERELDEKİ ATMOSFER!
Fuarın yan tarafına kadar gelip çarşı bölümüne uğramayanlar:
Vahit Kirişci, Tuba Köksal, Ömer Oruç Bilal Debgici ve İrfan Karatutlu…
Benim bulunduğum ve takip edebildiğim zaman diliminde fuar alanında göremediklerimiz:
Mevlüt Kurt, Mehmet Şahin, Ali Öztunç ve Zuhal Karakoç…
Olmadı beyler, bayanlar…
Bu defa ortam fazlasıyla müsaitti.
İnsanlar sizi dört gözle bekledi; sohbetinizi, muhabbetinizi bekledi.
Lakin gelmediniz!
Yeniden Refah Partisi İl Başkanlığı klasikleşen kampını kurdu.
Anahtar Parti, ekibiyle fuarı ziyaret etti.
AK Parti Dulkadiroğlu teşkilatı ve İlçe Başkanı Ali Çam uğradı.
MHP teşkilatı gölge gibi geldi geçti.
AK Parti Kadın Kolları Başkanı Asuman Yavuz bir etkinlik düzenledi; birkaç saat sonra o da alandan ayrıldı.
Benim görebildiğim kadarıyla fuar alanının siyasi karnesi böyleydi.
Gözümden kaçan varsa bilgisini iletsin; düzeltmesini memnuniyetle yaparız.
ZUHAL KARAKOÇ’UN BASIN BULUŞMASI
Son yılların yeni trendi bu:
Şehirde beş yüzden fazla kişi “gazeteciyim” diye dolaşmaya başlayınca; tüpçüsü, galericisi, popçusu, topçusu aynı sıfatta buluşunca siyasiler de toplantılarını en fazla on kişilik gruplarla yapmaya başladı.
Gazeteciliğin meslekten çok bir unvan gibi kullanılmaya başlanması hem gerçek basın mensuplarını hem de siyasileri zor durumda bırakıyor.
Toplantıya katılan meslektaşlarım merak ettikleri soruları tek tek sordular.
TOKİ’de yaşanan sorunlar dâhil birçok konuyu dile getirdiler.
Eee, ben çok konuşmadım…
Çünkü birkaç ay öncesine kadar Zuhal Vekilimizin ekibindeydim.
Ankara’da hangi hizmetlerin peşinden koştuğunu, hangi sorunlara çözüm aradığını ve nasıl bir mücadele verdiğini yakından biliyorum.
Bu nedenle o gün bana daha çok dinlemek düştü.
Birkaç ay öncesine kadar basın danışmanlığı görevini yürütüyordum. Kendi isteğim ve arzumla görevimden affımı istedim.
Eğer şehirde aktif bir gazeteciyseniz ve birlikte görev yaptığınız kişiyle bağınız aile boyutuna ulaşmışsa bundan mevcut vekiller bile rahatsız olabiliyor.
Doktorun biri çıkıp;
“Ablanı niye eleştirmiyorsun?”
deyiveriyor…
MHP’de il kongresi de yapıldı ve Mansur Metehan yeniden seçildi.
Kanaatimce önümüzdeki milletvekili seçiminde aday listesinde yer alacaktır.
Böyle bir durumda sonraki il başkanının da Ahmet Kahveci olabileceğini düşünüyorum.
MİLLETVEKİLLİĞİ SEÇİMİNE GELİRSEK…
Sahadaki karşılıkları, parti içindeki dengeleri ve Ankara’daki tabloyu birlikte değerlendirdiğimde mevcut sekiz milletvekilinden yalnızca ikisinin yoluna devam etme şansı bulunduğunu düşünüyorum.
Anahtar Parti ise geçmişte İYİ Parti’nin yaptığı hatalara düşmezse Kahramanmaraş’tan bir milletvekili çıkarma ihtimalini artırabilir.
Şimdilik benim gördüğüm siyasi tablo bu…
Velhasıl, tarhana çorbası güzel şeydir.
Ancak iyi pişmesi için ateşinin kararında, karıştıranın da maharetli olması gerekir.
Şehrin siyaseti de böyledir…
Altındaki ateşi halk yakar; kaşığı elinde tutanlar ise yaptıkları her hareketin çorbanın tadını değiştirdiğini unutmamalıdır.
Biz iki ay sustuk diye görmedik sananlar olmuş…
GÖRDÜK.
BİRİKTİRDİK.
ŞİMDİ KONUŞMA VAKTİ…
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 26’ncı maddesi:
“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.”
Önce insan…
Önce saygı…
İlhan Gökalp Durmuş








Facebook Yorum
Yorum Yazın