MARAŞ 7776 - YARA !

Bugün itibariyle Türkiye coğrayfasının en uzun süren ŞUBAT ayı bitti. Oysa yılın en kısa ayıydı.
1 Mart 7 Mart haftası için DEPREM haftası diyorlar. Hiç bir depremden ders çıkarmayan ülkemiz için yılın her günü her haftası DEPREM haftasıdır.
Yazıya Cumhuriyeti’mizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesindeki sözlerle başlamak istiyorum. Sanki bugünleri anlatmış gibi...
”Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! (1927)”
Bugün iktidara sahip olanlarda olmak isteyenlerde halkın yüreğinde yara üstüne yara açıyor !
Sen Ben kavgası bitmek tükenmek bilmiyor, onlarca insanımızı eşimizi dostumuzu toprağa gömmüş, evsiz barksız yuvasız kalmış olmamız yetmiyor gibi birde şımarık , kibirli , gaflet ve dalalete düşmüş makam sahiplerinin futursuzca birbirlerine , vatandaşa hakaret içeren terbiye ve edep sınırlarını aşan onlarca sözlerini işitiyoruz. Benim kalbim kaldırmıyor ben bu çağı anlamıyorum dört bir yanımız yara bere içindeyken NEDEN hala SEN BEN KAVGASI var anlamıyorum. Açıklamalarda diyorlar ki birlikte saracağız yarayı ama herkes bir yana çekiştirirken ezilen yine gariban çaresiz ülkemin koca yürekli insanları oluyor. NE OLDU BİZE ! NE OLDU BİZE !
DERS ALAMIYORUZ!
Pandemi ile evden çıkamayan toplum , deprem ile eve giremiyor girecek evi yok hala ÇADIR’DAN muhabbetlerle gündem devam ediyor. Pandemi de MASKE idi.
Biri bir lokma uzatıyor ama selfieler , videolar söylemler lutuf gibi bunu sadece iktidar da yapmıyor muhalefette yardım kuruluşları da yapıyor. Ekonomi olarak buhrana girdiğimiz dönem yazmıştım bu ülkede herşeyin değeri fiyatı katlıyor ama insan her geçen gün değersizleşiyor. NEDEN ! YAHU NEDEN !
Biri gidiyor Hristiyanlar iyi davranıyor diyor video çekiyor bütün tarikatları çağırıyor , diğeri gidiyor bilmem kaç bin çadır kurduk bilmem kaç bin yemek verdik. Kalbinde vicdanı olanları yargılamıyorum sadece insanlara ayrımcılık yapmaya çalışan , fitne sokmaya çalışan insanları yargılıyorum. Bu ülkenin her insanı hangi partiye üye olursa olsun , hangi ideolojiye inanırsa insansın , hangi dini benimserse benimsesin vicdanı olan herkes ama herkes bir parçada ben merhem olabilir miyim demeli YARALARA!
KENDİ MEMLEKETİMDEN ÖRNEK VERECEĞİM
Bir önceki yazıda meslektaşım Murat Eğridağ’ın Yaralı Parmak programı lansmanından bahsetmiştim. Murat’a hıçkıra hıçkıra o mikrofonun süngerini yırttırdılar. Yaralı Parmağı iyileştirmek yerine kolu bacağı kopardılar. İnsanların kalbini söktüler bizim toplumumuz bu değil ! Bizim toplumuz bu değil !
Çanakkale’deki , 12 Şubat’taki ruh bu değil ! Kurtuluş savaşındaki ya da herhangi bir afetteki toplumumuz bu değil ! DERS ALALIM ! DERS ALALIM! Toprak kabul etmiyor , üzerindeki insanların bu kadar hayasız , bu kadar menfaat dolu olmasını kabul etmiyor!
İSİMSİZ KAHRAMANLAR
Deprem bölgesi için sessiz sedasız koşturanlarda var şov yapanlarda hayatım boyunca Beşir Derneği kimdir necidir bilmem ama memleketime ilk koşanlar onlardı günlerce insanlara koştuklarını gördüm. Asker geldi içlerinden bir tane uzman çavuş bizim Hasancıklı köyündendi insanlara koştuğunu gördüm.
Depremin ilk akşamı onlarca asker çadır kurmaya koştuğunu gördüm ayağım koptu kopacak sol kolumu kıpırtamıyorum acıdan habire gözümden yaş geliyor kafayı yiyorum koşamıyorum diye çadır indirmeye gittim Asker bana bağırdı abi kurban olayım yapma diye izin vermedi dayanamadım içeri girdim belki bir faydam olur dedim , sadece sopalarını tutabildim çadırların boyun uzun olduğundan kafama koydum orta direk kısımlarını genç kızlar gördüm çocuklar el birliğiyle çadır kurmaya çalışan orada gruplaşıp insanlara çadır kurmaya çalışan sivil gençler gördüm.Henüz sakalı çıkmamış İzmir Çevik kuvvetten gelmiş genç polisler gördüm koştular koştular bizim yaralarımızı sarmak için koştular.
İlk gün hayatında ikinci kez deprem yaşayan çocukluğunda Sakarya depremine yakalanmış bu depremde de minik yavrusunu son anda kurtarabilen bizim basın müdürü Atalay’ı gözü yaşlı gördüm. Vicdanı olan herkesin koştuğunu gördüm.
VİCDANINIZ NEREDE !
Her kötü olayda ortaya çıkan fesat fırsatçı insanlar arabasına evine malına değerinin çok çok üstünde fiyat isteyenler !
Ayakkabısı toz dahi olmayan milletvekilleri !
Timsah gözyaşı ile insanlara teselli kelimeleri edenler !
Isınmak için küçük mutfak tüpünü beş katına satanlar !
Ekranlara çıkıp fırsat bu fırsat deyip kendine deprem uzmanı deyip insanlara sadece korku aşılayanlar!
Yediği kaba pisleyen mülteciler , insanlar !
Daha dün mecliste , Elbistan’da futursuzca davranış sergileyenler !
Depremzede gördüğünde sahte acımalarla kötü davranış sergileyenler !
VİCDANINIZ NEREDE!
Şehrimi yönetenler bir önceki hatalarda suçum yok diyenler şu an ki yeni planlamaları kafasına göre dizayn edenler ! Gelecekteki insanlarımızın iki eli sizin de bizimde ( basının ) yakamızda olacak!
Size diyecekler ki NEDEN BÖYLE YAPTINIZ ! YİNE YIKILDI !
Bize diyecekler ki NEDEN DAHA FAZLA UYARMADINIZ !
Not : Makamlarınızın , servetlerinizin , hayatın sadece üç beş saniyelik olduğunu umarım anlamışsınızdır ! Ben şahsen on saniyede yaşadıklarım sayesinde defalarca kez anladım. Sizlerde inşallah anlarsınız ! YARALARI SARIN YARAYI KANATMAYIN !
Ve Bütün ülkeme çağrımdır LÜTFEN BİZİ UNUTMAYIN ! Maddi olan herşey yerine konulabilir belki ama bu zamanda vefasızlık ve unutulmuşluk duygusu asla ama asla unutulmayacak!
Önce İnsan
Önce Saygı İle
İlhan Gökalp Durmuş








Facebook Yorum
Yorum Yazın