KİTAP FUARINDAN NOTLAR
Malumunuz her yıl olduğu gibi artık klasikleşen bir kitap fuarımız mevcut her sene bir önceki yıldan daha iyi bir ivme yakalamaya çalışan ama henüz kabuğunu kıramamış bir fuar.
Kitap fuarı tanıtım toplantısı yapılıyor sadece video yapan meslektaşlarımız çağrılıyor soru sorma şansımız katkı sağlama şansımız otomatik olarak elimizden alınmasıyla başlıyor hikaye.
Sonrasında kitap fuarının açılış gününde fena bir yağmur yağıyor ve daracık bir alanda açılış yapılıyor yani B planı ve organizasyon yok.
Başına her yıl uluslararası deniyor fakat sadece denmesiyle kalıyor. Nitelik olarak uluslararası anlamını hala taşımıyor.
Ilk iki gün boşa yakın geçirilen fuar haftasonunun gelmesiyle sadece üç beş saatlik bir yoğunluk yaşıyor sonrası yok.
Yine her yıl olduğu gibi kitabın yazarıyım diyen Kahramanmaraş’lı yazarların bu söylemleri beni yine üzüyor. Bu yıl Kahramanmaraş’lı yazar şairler diye stand açılıyor fakat bizim yazarların yanına üç tane üniversite öğrencisi koyup kitaplarının satışları yaptırılmıyor. Yazar tüccara dönüşüyor. O da yetmiyor edebiyatın başkenti olarak bilinen kentimizin yazarları şairleri onlar için ayrılan standa sığmayıp fuar alanının belirli yerlerinde stand açıyorlar hatta bizim basın için ayrılan yeri bile sabote ediyorlar buna hiç bir yetkili ses çıkarmıyor. Biz de gittik gördük ses etmedik. Dediler yer yoktu.
Hele dışarda kebap kokusunun kitap kokusuna karıştığı anlar yok muydu ? Hepten canımı sıkan notlar arasına girdi.
Sevindirici olanlar bu sene şemşiyeler altında poz yerine kitaplar altında pozlar veriliyor samandan bozma da olsa bir dekor var ve insanlar gülerek poz veriyorlar. Bu sene bir çok kaliteli yayınevleri fuarımızda yer alıyor. Doğan , Yapıkredi , Can , Destek vb.bunların yanı sıra çok kaliteli yazarlar da hani şu dört yıldır eleştirdiğim insanların sosyal medya’dan takip ettiği yazarlarla tanışmaya hakları var dediğim yazarların sayısı bu sene güzel seviyede.
Dinleyen olursa tavsiye ,
Bir sonraki yıl için ciddi anlamda bir tanıtım çalışması talep ediyorum. Kayseri ikincisini yapmasına rağmen muhteşem bir film yapmış 350 ‘ye yakın yayınevi girmiş oraya.
Söyleşi salonu derme çatma değil de daha otantik bir ortamda olmalı kalabalığın sesi söyleşinin ortasına güm diye düşmemeli
Dışardaki standlar için gerçekten kültürü yansıtan bölümler olmalı.
Şehirin her alanında kitap kokusunu, şehrin her damarında hissedilmeli
Uluslarası olmamıza luzüm yok şehirdeki halkımıza ve komşu illerdeki vatandaşlara anlatsak yeter.
Bir de artık yedi güzel adam kalıbından ne zaman çıkılacak ! Bu memlekette o seviyeye ulaşabilecek hatta şu an fuarda kitaplarını imzalayan yazar ve şairler mecvut iyi bir planlama ile yerelden kurtarabilirsiniz onları.
Her yıl dediğim gibi ya olmasaydı diye kendimi avutmam hele ki konu kitaplar olunca özel ilgi alanım ve seneye kitap fuarı için danışmak veya projede beraber çalışmak istenirse beş kuruş almadan alın terimi dökmeye de hazırım.
Herşeye rağmen başkan ve ekibine teşekkür ediyorum.
Önce insan önce saygı ile
İlhan Gökalp Durmuş








Facebook Yorum
Yorum Yazın