İlhan Gökalp Durmuş

İlhan Gökalp Durmuş

Mail: [email protected]

FITRAT MESELESİ

FITRAT MESELESİ

Bir süredir yazmıyordum öncelikle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun. Bu sene bir önceki yıllara göre daha fazla Cumhuriyet çoşkusunda artış gözlemlendi.

 

Gelelim başlığımızın hasıl olduğu hikayemize her zaman ki gibi ders niteliği taşıyan bildiğim hikayeleri buralara taşımaya devam edeceğim...

 

“ Derviş’in birisi yolculuğu esnasında bir dere kenarından geçerken bir kaç kişinin sesini duymuş. Dere kenarında birşeylerle uğraştıklarını görmüş ve yanlarına gitmiş. Oradaki insanlar suyun içerisine düşmüş bir koca bir akreple uğraşıyorlarmış ve daha fazla suya batıp ölmesi için çaba harcıyorlarmış. Derviş dereye yaklaşıp elini akrebe uzatmış , akrep dervişi sokmuş...

Derviş vazgeçmemiş yine elini uzatmış ve yine akrep dervişin elini sokmuş...

Derviş bu hareketi defalarca tekrarlamış ve her defasında derviş yine dervişi sokmuş...

Derviş’in çevresindeki insanlar Derviş’e demişler ki ;

 

- Vazgeç elini uzatmaktan seni sürekli sokuyor “ demişler...

Derviş’in cevabı çok manidar olmuş...

- Onun yaratılış fıtratında sokmak,zehirlemek var , benim yaratılış fıtratımda ise ona her defasında yardım etmek , iyilik yapmak var....” Demiş...

 

 

BUNLARI YAPAN İNSANLARDAN UZAKLAŞIN

 

1 - Söylediği yalana gerçek gibi inananlardan...

 

“ Bu tarz insanlar sürekli insanların umutlarıyla oynarlar , olmayan birşeyleri varmış , olacakmış gibi yaparlar. Kalbinizi yorup , gün boyunca enerjinizi çalarlar. SİLİN GİTSİN...!

 

2 - Vefasız , Nankör insanlardan...

 

Hatırlayın hayatınız boyunca onlarca kez dost, arkadaş ,aşk , aile vs. Onlarca insanın yardımına koştunuz ve her düştüğünüzde ayağa tek başınıza kalkmak zorunda kalan siz oldunuz...

Allah’ın selamını esirgeyenden , sahte tebessümlerden , makam , para vs. Için kıçınızı yalayanlardan.KAÇIN GİTSİN...!

 

3 - Kibir Abidelerinden

 

Hayatları boyunca sürekli kendisini toplumun en ezik ,büzük katmanında bırakmış kişiliği bozuk , karakteri oturmamış her fırsatta dilinde keskin bıçak taşıyan , ruhunu yüreğini fesatlıkla donatan menfaati doğrultusunda yaşam kalitesini yönünü belirleyen , TERBİYESİZ karaktersiz insancıklardan kaçın...

 

Bakın Özgür Gümüşsoy bir şiirinde ne diyor..!

 

iyiyim ben, bir şeyim yok
kimsenin anlamayacağı o yaram dışında
öyle toplanmayın başıma, sızı bu nasılsa diner
bi' gidin aslınız kirden görünmüyor!
tabii ya doğru, hep beni düşünerek hareket etmişsiniz
üzerime titremişsiniz asırlardır
olur mu, aksine hiç incitmek istememişsiniz
lan bi' gidin, yalanlarınız boyunuzu aşmış sizin!

hak etmiyorsunuz kötü kelamları bile
ananız avrat da olur size, menfaatiniz işlerse
yeter ki cukka dolsun, neyinize alın teri
ulan bi gidin, s.ktirin gidin
öyle çok sevmişim ki yeminlerinize aldanmayı
ne deseniz kanıyorum!
olduğu gibi kan, önüm ardım...
lan bi' gidin!

 

 

ADAM-MADAM-MAKAM

 

Ne yazık ki !

Ülkemizin acı gerçeği ki !

Siyasal anlamda kim iktidar olursa olsun , toplum örgütlerinde kim lider olmaya soyunursa soyunsun.

Çapının yetmediği , bilgisinin donanımın yetmediği makam ve mevkileri para , torpil ya da sinsice elde etmiş kişiliklerin...

Ne bir davası vardır !

Ne bir amacı vardır !

Ne de sadakati...

 

Mühür kimdeyse Süleyman odur mantığıyla gücü kim eline alırsa hep bir düzeni kendi çarkına doğru işlemesini ya da işlevsiz hale getirmeyi amaçlıyor...

 

Dün Şahin marka arabayla gezenlerin iki üç yılda Mısırdaki dedelerinden miras kalmışcasına lüks araçlar , mal mülk ile Küçük ( junior ) firavunculuk oynamaya çalışmalarını görmemek içten bile değil...

 

( Not : Şahin marka araç kullananları aşağılamak gibi bir kaygım ,derdim yok örneklendirme olarak yazdım. Kimse nefsinden öte değildir... )

 

KİTAP FUARI GİTTİKÇE OLDU DEMEME YAKINLAŞIYOR...

 

Ilk açıldığı günden bugüne ilgiyle takip edip eksikliklerini sürekli yazdığım bir fuar...!

 

Neden mi ince eleyip sık dokuyorum bu fuar olayını...

Çünkü şehrimi seviyorum.

Çünkü kitapları seviyorum.

Çünkü o atmosferi seviyorum...

 

Edebiyatın başkenti olarak her seferinde gam vuruyoruz lakin tabir-i caizse arpa boyu yol alamıyorduk... Son iki yıla kadar...

 

DEĞİŞSİN DEMİŞTİM DEĞİŞMİŞ..! SAĞOLSUNLAR  

 

  1. kitap fuarına kadar sürekli şundan rahatsızlık duyuyordum... Kahramanmaraş’lı yazar ve şailerin fuar alanına serpiştirilmesinden , tüccar gibi “ kitabın yazarıyım “ çığlıkları atıp kendilerini pazarlamaya çalışmalarından...

 

İlk 4 fuarda demiştim... Buradaki gençlerin insanların sosyal medya ve internetten takip ettikleri yayınevlerini ve yazar şairleri görmeye tanışmaya hakları var demiştim. 5.Kitap fuarında bu gerçekleşti.Bu yıl en büyük EKSİKLİKTİ...

 

Kahramanmaraş’lı yazar ve şairlerin tek bir standa alınmış olmaları çok ama çok hoş olmuştu. Şehir dışında o kadar çok fuar gezdim ki çok imrendiğim bir hareketti olmuştu bu kez yine bir eksik şuydu başlarına görevli vermemeliydi... Umarım seneye en azından bizim yazarlarımız şairlerimiz fuarda tüccar kimliğine bürünmez ve yanlarındaki elemanlar onları pazarlar. Standlarının boş kalmadığını da görünce ayrı mutlu oldum...

 

Fuarın son iki gününe yetişebildim. Sadece açılış günü bir kaç saat gezindikten sonra uğrayamamıştım. Son iki günü ( Cumartesi - Pazar ) hem mesleğimi icra ederek ( 10 haber ve şu an ki yazdığım bilgileri topladım. ) hem de dedim ya kitaplara ve o atmosfere aşığım. Yakın zamanda inşallah yıllardır çıkartmadığım kitaplarımı da çıkartıp bende resmi olarak yazar olarak seneye bende o atmosferde standların birinde olacağım...

 

Yayınevi ve yazarlara sorular sorup eksi ve artı yönde verileri toplayabilmek için saatlerce dolaştım cumartesi günü ilk gün elde ettiğim veriler bir iki eksik dışında gayet olumlu idi. Her görüş çok farklıydı kimisi iyiydi derken diğeri çok kötüydü ( ağzına terlikle vururum dedim birine hatta ) diyenlerde oldu...

 

 

EKSİKLİKLER

 

- Tarih konusundaki belirsizlik apar topar organize olunmasına neden olmuş yayınevlerinin... Ve çoğunluğu Ankara , Kayseri , Batman ve Konya fuarlarına ağırlık vermiş bu fuara taşeron diye tabir ettiğimiz alt birimlerini yollamış...

- Çatının yağan yağmur sonrası belli bölgelerinden sızan damlalar kitaplara zarar vermiş.Tadilata girmesi şart Kahramanmaraş’ın tek fuar alanı sonuçta...

- Öğrencilerin anlık getirildiği ve onların kitaplardan çok renkli , oyuncakvari şeylere ilgi gösterdikleri kitap satın alabilecek bütçe ile gelinmemesi ( Bu konuyu Kadriye Kırdök , Mehmet Işık hocamla da konuştuk ve dediler ki şimdi burayı solurlar seneye kitap alırlar bir sonraki yıl aldıkları kitabın yazarının yakasına yapışıp soru sorarlar. Bu düşünce üçümüzde de hakimdi )

- Tanıtım ve basın mensuplarının ilgisizliği ( malumunuz bu aralar basındaki meslektaşlarımız dargınlar , dargınız lakin kol kırılır yel içinde kalırdı. Kahramanmaraş kitap fuarıydı. Ve ben kitapları çok seviyordum... )

- Tabela yönlendirmeleri eksikti.

- Fiyatlardaki iskontolar yetersizdi. İnternette daha uygun fiyatlar mevcuttu Yayınevleri ile yapılan görüşmelerde iskonto oranlarına müdahale edilmesi gerekirdi. Kafalarına göre fiyat tarifesi yaptılar her sene ki gibi.Üstelik kira bedeli alınmayan standlarda binlerce lira kazandılar...

- Sosyal medya ve internetten takip edilen ünlü dediğimiz kitlesi olan yazarların olmayışı...

- Kayseri , Ankara , Konya ve Batman kitap fuarı ile çakışması şehir dışından gelenleri ve yayınevlerini etkiledi...Seneye daha dikkat edilmeli...

 

ARTILARI

 

- Bölgesel eksiklikleri olsa da yönlendirme tabelalarının tasarımı hoştu.

- Artık halkımız fuar kültürüne alıştı ve kitap satın almaya başladı.

- Her tarzdan kitabın bulunuyor olması

- Her tarzda yayınevinin bulunuyor olması

- Öğrenci kitlesinin bu sene daha fazla olması ( lakin taşra dediğimiz bölgelerdeki çocukların olmayışları )

- Dışarda sunulan kültür standlarının halk tarafından beğenilmesi

- Vatandaşların ilgisi ( geçen yıldan asla ve asla az değildi )

- Belediye personeli dahil projeyi hazırlayanların fuar olayına bir haftada ciddi şekilde hazırlanıp dört dörtlük olmasa da ona yakın şekilde fuar alanını hazırlamış olmaları

- Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör’ün seneye yapılacak olan fuarın daha kapsamlı olacağını söylemesi umutları yeşertti... Bakarsınız seneye herşey muazzam olur...

( Fikrim sorulursa edindiğim tecrübelerimi ve fikirlerimi ÜCRETSİZ paylaşmaya da hazırım )

- İlk kez bir fuarda 32 kitap aldım. ( 4 hediye aldım. 4’ünü de hediye ettim. 28 tane yeni kitabım oldu ) ( Kitaplık hediye etmek isteyen olursa kabul ederim :)

- Kahramanmaraş’lı yazarların tek bir alanda toplanması

- Yemek organizasyonunun daha derli toplu olması

- Kahveci , ressam , sanatsal ürünler , tahta oyuncaklar , antikalar güzellik kattı.

 

ÜZÜLDÜM

 

Kahramanmaraş’ın 7 Güzel adamından birisi Nuri Pakdil’i yitirdim,yitirdik...Saygıyla ve Rahmetle anıyorum...

Geriye hayatta kalan tek güzel adam Rasim Özdeneren’in Konya Kitap fuarına katılmasına...Neden buraya Onur konuğu olarak gelmedi..!

ÜZÜLDÜM...

 

TEŞEKKÜR !

 

Röportaj yapıtğım yazar dostlarıma , hocalarıma ( Kamuran Akdemir , Ömer Akpınar , Niyazi Kara , Ertan Özyurt , Emirhan Sarıca , Mehmet Işık , Kadriye Kırdök )

Habibe Öçal , Hüseyin Kayış ve Şeref Dere’ye...Teşekkürler...

 

Şeref Dere’ye bir teşekkür daha iki kitap hediye etti bana sevindirdi Sağolsun...

Kronik Kitap Uğur kardeşime İlber Oltaylı Atatürk kitabı ile bir kitap daha hediye etti sevindirdi beni sağolsun...

Yıllardır kadim dostlarım yazar dostlarım Kamuran Akdemir’e ve Serkan Bozkuş ‘kardeşime muhabbeti özlemişim onlarla , Sağolsunlar..

 

 

Ben uzun uzadıya yazdım , affınıza sığıyorum..Keyifle okuyun...

 

Önce İnsan

Önce Saygı ile...

İlhan Gökalp Durmuş

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar