Daha Adil Bir Kahramanmaraş Mümkün !

Yazımın başlığını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kitabından esinlenerek aldım.Onun dünya'ya verdiği mesajları şehrime ve okuyan herkese daha minimal şekilde vermeye çalıştım.
Evet arada nadasa bırakmak lazım kalemi kağıdı , birikmek , biriktirmek lazım , yeni sayfalar hatta defterler açmak lazım. Son yazılarımız bazı bireylerin “ ben oynamıyorum küstüm “ navralarına dönüşsede yazımızın açılışını önce şehirde gördüğüm üç eksiği yazıp açıyorum...
- Sokak köpeklerinin popülaritesinde artış var , ciddi sonuçları olabilir önlem alınması şart ! ( Özellikle öğrenci kardeşlerimiz zarar görebilir aman dikkat )
- Sarayaltı - Kanlıdere köprüsü hattında yeterli aydınlatma yok ! Özellikle mahalle halkı durumdan şikayetçi çözümü şart !
- Binevler prestij caddesi her geçen gün çileye dönüşmeye başladı. Uluorta önlem alınmadan bırakılan çukurlar vatandaşlara sürücülere zor anlar yaşatıyor ayrıca orta refüjte ağaçların olduğu alan yola katılıyor bir kısmı daha önce Azerbeycan bulvarında yaşandı Maraş’ın deli poyrazına denk gelirse ağaçlar devrilerek etrafa zarar verebilir önlem şart !
Şimdi bu üç uyarı kapalı kapılar ardında çay kahve eşliğinde yazdığım yazıların dedikodusunu gazeteci , siyasetçi vs vs. Ile yapan işini aksatan sevgili dostlarımıza gelsin. İşinizi öğretmek haddimize değil ama uyarmak haddimize aynı sizin benim işimi bana öğretemeyeceğiniz gibi sadece ve sadece uyarabilir , eleştirebilirsiniz ve bende eksik ya da hatalı gördüğüm neresi ise düzeltmek geliştirmek için çalışabilirim. ( Mesala hala dilbilgisi kurallarında hala eksiklerim var söz gidereceğim :)
Gelelim Moğolların En Acımasız Hükümdarı HÜLAGÜ-HAN’a
İlhanlılar Devletinin kurucusu Hülagühan ile Kadıhan’ın hikayesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anlatımıyla güzelce bir dinleyin , anlayın bakın neler yaşanmış...

Eğer Hülagühan ile Kadıhan hikayesini de dinlediyseniz anlatmak istediğim mesajı anlamışsınızdır diye tahmin ediyorum.( Hülagü-han olmakta , Kadıhan olmakta hatta ilhan olmakta tercih meselesi ) Yazıya devam ediyorum şimdi şehrimde , ülkemde sosyal medyanın da etkisiyle insanlar hatta belki ben bile fazla BENCİLLEŞTİK , fazla SEVGİSİZ , SAYGISIZ ve ANLAYIŞSIZ olduk. Ben yaş itibariyle eskiden böyleydi diyecek kadar yaş almışsam demek ki belli bir yaşa gelmişim ya da büyüdüğüm eski anıları özlüyorum demektir. Sakın ha yanlış anlamayın hala öğrenme sevdam bitmedi öğrenme sevdam sayesinde gazeteci oldum ben, öyle harika bir meslek ki 70 - 80’de yaşasan devam ediliyor ama size söz ben ömrüm yeterse 50 yaşımda kenara çekileceğim yetiştirdiğim öğrencilerimle gurur duymak ve yeni öğrenciler yetiştirebilmek için. 9 yaşında iş hayatına başladım ben Derepazarında bir mobilyacıda o zamanlardan hatırımda kalan ustalarımdan kalfalarımdan öğrendiğim en büyük şeydi. Sevgi , saygı ve anlayıştı. Allah beni yetiştiren ustalarımdan razı olsun ki bugünlerime gelirken en büyük rehberim oldular.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN GENÇLERE GÜVENİYOR
Cumhurbaşkanı Erdoğan bir kaç gün önce 2023 seçimlerine son kez kendi adımıza oy isteyeceğiz dedi. Ak Parti teşkilatı gençlik teşkilatında da ummalı çalışmalar sürüyor içlerinden en az bin tanesi önümüzdeki on yıl içerisinde ülkenin önemli figürlerinden birisine dönüşecek. Ak Parti Gençlik Kolları Akdeniz Bölge koordinatörü’de yakın zamanda Güneydoğu Bölge Koordinatörlüğüne getirildi mesala. Gençlik teşkilatlarında değişim enerjisi sürüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “ Bu kutlu bayrağı gençlerimize teslim edeceğiz “ ifadeleri yakın zamanda milletvekili seçimlerine de yansıyacağından hiç şüphem yok. 35 yaş altı bir çok genç mecliste yeni dönemde milletvekili olarak Ak Parti saflarından yerini alacağından eminim.
Yine Teknofest gençliği olarak adlandırılan mucit gençler bu ülkenin gelecekteki yönünü belirleyecek sinerjiyi yakalayacaklarından eminim ( Arada kendime sormuyor değilim lise çağlarımda öğrendiğim kodlamaları neden bıraktım keşke devam etseydim belki ilerleyen tarihte yeniden başlarım kod yazmaya nasip bu belli olmaz )
1960 - 1970 - 1980 darbeleriyle kaybedilen , 1990’larda istikrarsızlıkla kaybedilen
2000’lerdeki ekonomik kriz
Şimdilerde ise ekonomik sorunlar ve sosyal medyayla kaybedilmek üzere olan bir gençlik var
+1 her zaman kazanımdır. Önce adil olmaya gençlerle olan ikili ilişkilerden başlayabilirsek şayet daha adil bir Kahramanmaraş daha adil bir dünya mümkün!
İGD Yorumu : İnsanlar gider , Anılar kalır.
İnandığınız davada fikriniz de zikrinizde icraatinizde bir olsun , pratikte mükemmelsinizdir ama icraatta çuvallarsınız. Hayat böyledir ben sevginin , saygının ve anlayışın şehrimden başlayarak ( Şairlerin , yazarların ve ozanların şehri burası ) bütün ülkeye yayılmasını diliyorum. Sevginin , Saygının ve de Anlayışın sağır olana duyurmak zordur , görmeyene göstermek anlamayana anlatmak zordur. En azından ben deniyorum ve denemeye devam edeceğim ya siz ?
Bakınız küçük anekdotlarda bırakıyorum Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yazmış olduğu “ Daha Adil Bir Dünya Mümkün “ kitabından
- Umutsuz değiliz ve asla da umutsuz olmayacağız.
- Vicdanların çölleştiği bir dünyada, toprağın çölleşmesini önlemek mümkün değildir.
- Adaletin her şeyden önce bir vicdanı olmalıdır.
- Herkes ya korktuğundan ya da menfaatiden ses çıkarmıyor
- "Güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir sistem tesis edilene kadar "Dünya beşten büyüktür" demeye devam edeceğiz."
- Merhametini yitirmiş bir dünya sistemi, insanlığın hiçbir derdine derman olamaz.
- Ancak haklıysanız güçlüsünüz. Eğer haklı değilseniz, güçlü olamazsınız.
- Eğer bizler inandığımız doğruları söylemeyecek olursak, o zaman bu noktada hiçbir zaman hak hakim olmayacak.
Son olarak sizlere Kurt ile yavru kurt’un hikayesini bırakıyorum.
Hikaye malum. Kurt, hayata yeni başlayan yavrusuna dünyayı tanıtmaktadır. Çıktıkları dağın zirvesinden ovada yayılan koyun sürüsünü gören yavru, babasına sorar:
-Bunlar nedir?
Babası anlatır.
-O gördüğün etrafa dağılmış yaratıklar, koyundur. Etleri çok lezzetlidir. Fırsatını bulursan hemen birini yakala. Onlar senin nasibindir.
Yavru bu defa çobanı göstererek sorar:
-Sırtında keçe, elinde değnek olan ve ayakta duran kimdir?
Baba bu defa çobanı anlatır.
-Sürünün koruyucusudur. Sakın ona yaklaşma. Gördüğün zaman kaç ve saklan.
Yavru, sürünün etrafında dolaşan köpeği merak eder.
-Orada bize benzeyen biri var. O kimdir?
Baba iç çekerek cevap verir:
-Ah balam. Asıl ocağımızı söndüren o bize benzeyip de bizden olmayandır. Sürünün köpeğidir.
Ondan uzak dur...!
Önce İnsan
Önce Saygı ile
İlhan Gökalp Durmuş








Facebook Yorum
Yorum Yazın