© Haber Hanesi 2014 - 2025

Yaz Aylarında Büyük Risk: Dış Kulak İltihabı Belirtileri, Tedavi Yöntemleri Neler?

Dış kulak enfeksiyonları, dış kulak ve kulak zarının dış kısmının çeşitli mikroorganizmalarla enfekte olması sonucu meydana gelir. Özellikle havuz ve deniz sularının kulağa kaçması bu enfeksiyonların yaygın sebeplerindendir. Yaz aylarında, hijyenik olmayan havuzlardan dış kulak kanalına bulaş olması nedeniyle bu hastalığa daha sık rastlanır.

Dış kulak yolu, kendini çeşitli mekanizmalarla koruyan son derece etkili bir yapıya sahiptir. Halk arasında "kulak kiri" olarak bilinen yağlı tabaka, bu koruma işlevinin en önemli unsurudur. Bu tabaka, kanalın nemli kalmasını sağlar ve asiditeyi düzenler. Asidik ortam, flora mikroorganizmalarının yaşaması için uygun bir ortam oluştururken zararlı mikroorganizmaların yerleşmesini ve enfeksiyon oluşturmasını engeller. Ancak suyla fazla temas, bu koruyucu yapının bozulmasına neden olabilir. Ayrıca, suyla temas eden kulakların pamukla temizlenmeye çalışılması bu hassas yapıya zarar verir. Kulak pamukları, ince yapılı kulak cildinin zedelenmesine ve zararlı mikroorganizmaların enfeksiyon oluşturmasına neden olabilir.

Dış Kulak İltihabının Belirtileri

Erken evrelerde belirtiler genellikle kulakta dolgunluk, kaşıntı ve hafif akıntı şeklinde başlar. İlerleyen dönemlerde ise dayanılmaz bir ağrıya yol açabilir. Kulağa dokunulduğunda ciddi hassasiyet ortaya çıkar. Bazı hastalarda, ağrı ağız açma ve kapama hareketlerini bile sınırlayabilir.

Tedavi Yöntemleri

Tedavi sürecinde genellikle antibiyotikli ve steroidli damlalar yeterli olur. Kulak burun boğaz hekimleri, dış kulak kanalındaki iltihaplı dokuyu temizler ve bu damlalar kullanılmaya başlanır. Dış kulak kanalının çok ödemli olduğu durumlarda, antibiyotikli pamuklar konulup bu pamuklar damlalarla ıslatılabilir. Bazı durumlarda, ağızdan antibiyotik kullanımı da gerekebilir. Tedavi süresince kulağın en az 2 hafta sudan korunması büyük önem taşır.

“Şeker Hastaları Yüksek Risk Grubunda!”

Hastalık tedavi edilmediği takdirde, tekrarlayan enfeksiyonlara yol açabilir. Bağışıklık sistemi baskılanmış olan hastalar ve şeker hastaları, komplikasyon gelişme riski açısından yüksek risk grubundadır ve bu nedenle tedavileri hızla yapılmalıdır.

İlginizi Çekebilir

Baş Dönmesiyle Hastaneye Gitti, İki Damarına Aynı Anda Stent Takıldı

Baş dönmesi ve denge kaybı şikâyetleriyle SANKO Üniversitesi Hastanesi’ne başvuran 67 yaşındaki Gaziantepli A. D., şah ve beyin damarındaki ciddi darlıkların aynı seansta uygulanan stent işlemiyle tedavi edilmesinin ardından yeniden sağlığına kavuştu.

Dr. Rıza Çam, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde Hasta Kabulüne Başladı

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Rıza Çam, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı.

SANKO Üniversitesi Uzmanı Uyardı: Bu Belirtileri Göz Ardı Etmeyin

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Necip Deniz, kadın üreme sistemini oluşturan rahim ağzı, rahim, yumurtalık, vulva ve vajinadan kaynaklanan kötü huylu hastalıkların jinekolojik kanserler olarak tanımlandığını belirterek, erken tanı ve düzenli taramanın tedavi başarısını artırmada önemli rol oynadığını söyledi.

SANKO Üniversitesi'nden Deri Kanseri Alarmı! Erken Tanı Vurgusu

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Solak, cildi oluşturan hücrelerin normalin dışında, aşırı ve kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan deri kanserlerinin erken teşhisle büyük oranda tedavi edilebildiğini söyledi.

MİDE KANSERİ ERKEN EVREDE BELİRTİ VERMEZ

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Nimet Yılmaz, “Mide kanseri, mide hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan ciddi bir hastalıktır. Genellikle erken evrede belirti vermez, ancak ilerleyen dönemde iştahsızlık, kilo kaybı, mide ağrısı ve kanama ile kendini gösterir” dedi.

SANKO Üniversitesi'nden Ruh Sağlığı Uyarısı: Depresyon Mevsim Tanımıyor

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Lütfiye Şimşek, depresyonun yalnızca sonbahar ve kış aylarında görülen bir hastalık olmadığını, yılın her döneminde ortaya çıkabileceğini söyledi.

TÜM HABERLER