© Haber Hanesi 2014 - 2025

Uzman Diyetisyen Uyarıyor: Beslenme Kişiye Özel Olmalı!

SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzman Diyetisyeni Meltem Demirci, bireylerin metabolizma yapısına ve sağlık durumuna göre beslenmesi gerektiğini söyledi.

Beslenme biliminin sürekli ilerleme kaydettiğini ve 2025 yılında da bu alanda önemli gelişmeler yaşandığını belirten Uzm. Diyetisyen Demirci, “Her bireyin metabolizma yapısı ve sağlık durumu farklılık gösterdiğinden, herhangi bir beslenme programına başlamadan önce mutlaka bir hekimle ya da diyetisyenle görüşmek önemlidir” dedi.

Uzm. Diyetisyen Demirci, beslenme biçimleriyle ilgili şu bilgileri paylaştı:

“- Bireyselleştirilmiş Beslenme: Genetik testler ve mikrobiyom analizleri sayesinde kişiye özel beslenme önerileri sunulmaktadır. Bu yaklaşım, besin emiliminden en iyi şekilde yararlanmak ve diyetle ilişkili hastalık risklerini azaltma potansiyeli taşımaktadır. Ancak, karmaşık genetik verilerin yanlış yorumlanması uygunsuz beslenme seçimlerine yol açabilir.

- Bitki Temelli Beslenme: İşlenmemiş bitkisel gıdalara (Meyve, sebze, baklagiller ve tam tahıllar gibi) odaklanan bu beslenme şekli, fazla vücut ağırlığı ile mücadelede, kalp hastalıklarını önlemede ve bazı kanser türlerinde riski azaltmakta fayda sağlayabilir. Ancak, B12 vitamini, demir ve omega-3 yağ asitleri vb. besin öğelerinin yeterince alınabilmesi için dikkatli bir planlama yapılması gerekmektedir.

- Aralıklı Oruç (İF): Belirli zaman aralıklarında yemek yeme ve oruç tutma dönemlerini içeren bu yöntem, vücut ağırlığı kaybı ve insülin duyarlılığında iyileşme gibi faydaları olabilir. Aynı zamanda herkese uygun olmayabilir ve uzman rehberliği önemlidir.

- Ketojenik Benzeri Yaklaşım: Geleneksel ketojenik diyetin katı kısıtlamalarından uzaklaşarak, karbonhidrat alımını orta düzeyde azaltmaya odaklanır. Vücut ağırlığı kaybı gibi potansiyel faydaları olmakla birlikte, besin eksiklikleri gibi geleneksel ketojenik diyete benzer riskler taşımaktadır. Dikkatli bir planlama yapılması gerekmektedir.

- Bağırsak Sağlığına Odaklanma: Bağırsak mikrobiyomunun genel sağlık üzerindeki etkisi, beslenme yaklaşımlarını şekillendirmeye devam etmektedir. Prebiyotik ve probiyotik içeren gıdalara ağırlık vermek, sindirimi iyileştirme ve bağışıklık sistemini güçlendirme gibi yararlar sağlayabilir. Ancak bu konudaki araştırmalar henüz devam etmektedir.”

2025 yılında beslenme alanında gelişmelerin, her birinin kendine özgü fayda ve riskleri olan çeşitli yaklaşımlar sunduğunu kaydeden Uzm. Diyetisyen Demirci, şöyle devam etti:

“Bireyler için en uygun diyetin sürdürülebilir bir beslenme planı olduğu unutulmamalıdır. Sürdürülebilir beslenme, sadece ne yediğimizle değil, aynı zamanda yiyeceklerimizin nasıl üretildiği, işlendiği, taşındığı ve tüketildiğiyle de ilgilenen bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, kaynakları koruyarak gelecek nesillerin de ihtiyaçlarını karşılayabilmesini hedeflemektedir.

 Sürdürülebilir diyetler, çevresel etkiyi en aza indirirken sağlığımızı da destekler. Yerel ve mevsimsel ürünleri tercih etmek, bitkisel ağırlıklı beslenmek, daha az işlenmiş gıda tüketmek ve gıda israfını azaltmak sürdürülebilir beslenmenin yapı taşlarındandır. Popüler diyetlerden kaçınmak ve bireysel ihtiyaçlara, yaşam tarzına ve ihtiyaçlarına uygun, besin değeri yüksek ve dengeli bir beslenme programı oluşturmak önemlidir. Unutulmamalıdır ki, sağlıklı beslenmenin temel unsurları denge ve sürdürülebilirliktir.”

İlginizi Çekebilir

Baş Dönmesiyle Hastaneye Gitti, İki Damarına Aynı Anda Stent Takıldı

Baş dönmesi ve denge kaybı şikâyetleriyle SANKO Üniversitesi Hastanesi’ne başvuran 67 yaşındaki Gaziantepli A. D., şah ve beyin damarındaki ciddi darlıkların aynı seansta uygulanan stent işlemiyle tedavi edilmesinin ardından yeniden sağlığına kavuştu.

Dr. Rıza Çam, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde Hasta Kabulüne Başladı

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Rıza Çam, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı.

SANKO Üniversitesi Uzmanı Uyardı: Bu Belirtileri Göz Ardı Etmeyin

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Necip Deniz, kadın üreme sistemini oluşturan rahim ağzı, rahim, yumurtalık, vulva ve vajinadan kaynaklanan kötü huylu hastalıkların jinekolojik kanserler olarak tanımlandığını belirterek, erken tanı ve düzenli taramanın tedavi başarısını artırmada önemli rol oynadığını söyledi.

SANKO Üniversitesi'nden Deri Kanseri Alarmı! Erken Tanı Vurgusu

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Solak, cildi oluşturan hücrelerin normalin dışında, aşırı ve kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan deri kanserlerinin erken teşhisle büyük oranda tedavi edilebildiğini söyledi.

MİDE KANSERİ ERKEN EVREDE BELİRTİ VERMEZ

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Nimet Yılmaz, “Mide kanseri, mide hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan ciddi bir hastalıktır. Genellikle erken evrede belirti vermez, ancak ilerleyen dönemde iştahsızlık, kilo kaybı, mide ağrısı ve kanama ile kendini gösterir” dedi.

SANKO Üniversitesi'nden Ruh Sağlığı Uyarısı: Depresyon Mevsim Tanımıyor

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Lütfiye Şimşek, depresyonun yalnızca sonbahar ve kış aylarında görülen bir hastalık olmadığını, yılın her döneminde ortaya çıkabileceğini söyledi.

TÜM HABERLER