Sütten Gelen Şifa!
SAĞLIKİlk besin olan anne sütünden sonra, süt ve süt ürünleri tüm dünya genelinde temel besin gruplarından biri olarak kabul ediliyor. 2001 yılında süt ve süt ile ilişkili her şeyi kutlamak için bir gün olması gerektiğine karar veriliyor ve festivaller için bir gün belirleniyor: “Dünya Süt Günü”
İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Sinem Usuk, açıkladı.
Beslenmenin Temel Kalsiyum Kaynağını Oluşturuyor
Süt grubunda yer alan başlıca besinler; süt, yoğurt, kefir ve peynir. Süt grubu besinler; protein, kalsiyum ve B12 vitamini başta olmak üzere birçok besin öğesinin önemli kaynağı. Süt grubunda bulunan kalsiyumun diğer besinlerde bulunan kalsiyuma kıyasla insan vücudu tarafından daha iyi kullanıldığını biliyoruz. Kalsiyum, kemik-diş sağlığının devamı ve gençlik döneminde kemik mineral içeriğinin desteklenmesinde rol alan en önemli öğe. Beslenmemizin temel kalsiyum kaynağını ise süt ve süt ürünleri oluşturuyor.
Süt ve süt ürünlerinin içerdiği kaliteli protein her yaş grubunda vücudun çalışması; çocukluk döneminde büyüme, yetişkinlikte ise doku onarımının sağlanması için gereklidir. Bu grupta yer alan B vitaminleri ise, başta kırmızı kan hücreleri ve sinir hücreleri olmak üzere vücutta önemli işlevlere sahiptir.
Mevcut Sağlık Durumunuza Göre Tüketin!
Süt ve süt ürünleri yağ içeriği yönünden de zengin bir grup. Doymuş yağ ve kolesterol ile birlikte yağda eriyen A vitaminini de içeriyorlar. Süt ürünün içerdiği yağ miktarı tercih edilen çeşide göre değişiyor. Kaşar peynirinin yağ içeriğinin çok yüksek olduğunu görürken lor peynirinde çok daha düşük yağ miktarı görüyoruz. Dolayısıyla kişiler mevcut sağlık koşullarına göre tercih edecekleri süt grubu çeşidini beslenme ve diyet uzmanlarıyla birlikte değerlendirmeliler. Peynirlerin ise genel itibariyle tuz içeriğinin yüksek olduğunu tuz kısıtlaması yapması gereken bireylere hatırlatmakta fayda var.
Günlük Ne Kadar Süt ve Ürünleri Tüketmeliyiz?
Tüketilmesi gereken miktar; yaş, cinsiyet ve fizyolojik duruma (büyüme ve gelişme dönemi, gebelik ve emzirme dönemi, yaşlılık vb) göre değişiklik göstermektedir. Günlük tüketilmesi önerilen miktarlar 1-3 yaş grubu çocuklarda 4 porsiyon, 4-6 yaş grubu çocuklarda 3-4 porsiyon, 7-9 yaş grubu çocuklarda 3 porsiyon, 10-18 yaş grubu çocuklarda 4 porsiyon, yetişkinlerde 3 porsiyon ve 65 yaş üzeri bireylerde 4 porsiyondur. Bunu bir örnekle açıklayacak olursak, günlük 4 porsiyon süt ve süt ürünü tüketmesi gereken 6 yaşında bir çocuk; sabah kahvaltısında 1,5-2 dilim peynir (60 gr)ve 1 bardak (200 ml) süt, öğle veya akşam yemeğinde 3-4 kaşık (150-200 ml) yoğurt, akşam uyumadan önce içeceği 1 bardak süt veya 1 bardak ayran/kefir (350 ml) ile günlük ihtiyacını karşılayacaktır. Sizler de kendi yaş grubunuz ve ihtiyacınıza göre günlük süt ve süt ürünleri tüketiminizi yukarıda bahsettiğim örneğe benzeterek düzenleyebilirsiniz.
“Meyveli” Etiketiyle Satılan Süt Ürünlere Dikkat!
Süt ve ürünleriyle ilgili önemli bir diğer nokta da dışarıdan hazır satın aldığınız “meyveli” etiketiyle satılan süt, yoğurt, kefir tercihleriniz. Sağlıklı bir seçim yaptığınızı düşünürken vücudunuza yüksek miktarda işlenmiş (rafine) şeker aldığınızı hatırlatır, bu ürünler yerine kendiniz taze mevsim meyveleri ekleyerek süt ve süt ürünlerini zenginleştirmenizi öneririm.
İlginizi Çekebilir
Baş Dönmesiyle Hastaneye Gitti, İki Damarına Aynı Anda Stent Takıldı
Baş dönmesi ve denge kaybı şikâyetleriyle SANKO Üniversitesi Hastanesi’ne başvuran 67 yaşındaki Gaziantepli A. D., şah ve beyin damarındaki ciddi darlıkların aynı seansta uygulanan stent işlemiyle tedavi edilmesinin ardından yeniden sağlığına kavuştu.
Dr. Rıza Çam, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde Hasta Kabulüne Başladı
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Rıza Çam, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı.
SANKO Üniversitesi Uzmanı Uyardı: Bu Belirtileri Göz Ardı Etmeyin
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Necip Deniz, kadın üreme sistemini oluşturan rahim ağzı, rahim, yumurtalık, vulva ve vajinadan kaynaklanan kötü huylu hastalıkların jinekolojik kanserler olarak tanımlandığını belirterek, erken tanı ve düzenli taramanın tedavi başarısını artırmada önemli rol oynadığını söyledi.
SANKO Üniversitesi'nden Deri Kanseri Alarmı! Erken Tanı Vurgusu
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Solak, cildi oluşturan hücrelerin normalin dışında, aşırı ve kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan deri kanserlerinin erken teşhisle büyük oranda tedavi edilebildiğini söyledi.
MİDE KANSERİ ERKEN EVREDE BELİRTİ VERMEZ
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Nimet Yılmaz, “Mide kanseri, mide hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan ciddi bir hastalıktır. Genellikle erken evrede belirti vermez, ancak ilerleyen dönemde iştahsızlık, kilo kaybı, mide ağrısı ve kanama ile kendini gösterir” dedi.
SANKO Üniversitesi'nden Ruh Sağlığı Uyarısı: Depresyon Mevsim Tanımıyor
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Lütfiye Şimşek, depresyonun yalnızca sonbahar ve kış aylarında görülen bir hastalık olmadığını, yılın her döneminde ortaya çıkabileceğini söyledi.