Mevsim Geçişlerinde Halsizliğe Dikkat: Uzmanından Altın Öneriler
SAĞLIKSANKO Üniversitesi Hastanesi Uzman Diyetisyeni Meltem Demirci, mevsim geçişlerinde bedeni dinç tutmanın günlük yaşamı sürdürmede çok önemli rolü olduğunu söyledi.
Uzm. Diyetisyen Demirci, “Havaların değişmesiyle birlikte sabahları uyanmakta zorlanıyor, gün içinde kendinizi sürekli halsiz hissediyorsanız bunun nedeni doğanın kabuk değiştirdiği bu dönemlerde insan metabolizmasının da bir adaptasyon sürecine girmesidir” dedi.
Isı, nem ve basınç değişimlerine ayak uydurmaya çalışan bedenimizin, bu süreci genellikle fiziksel ve zihinsel bir yorgunluk hissiyle dışa vurduğunu kaydeden Uzm. Diyetisyen Demirci, bu geçiş döneminin günlük yaşam kalitesinden ödün vermeden, doğru beslenme tercihleri ile enerjik bir şekilde atlatılabileceğini belirtti.
VÜCUT DİRENCİNİ ARTIRMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER
Uzm. Diyetisyen Demirci, mevsim geçişlerinde vücut direncinizi artıracak ve enerjinizi geri kazandıracak temel beslenme adımlarını şöyle sıraladı:“Hücrelerimizin enerji üretebilmesi için suya ihtiyacı vardır. Havaların serinlemeye veya ısınmaya başladığı dönemlerde su içme alışkanlığımız genellikle sekteye uğrar. Oysa hafif düzeyde bir susuzluk bile anında baş ağrısı, odaklanma problemi ve kronik yorgunluk olarak kendini gösterir.
Günlük su tüketiminizi kilonuz başına 30 ml olacak şekilde hesaplayarak su içmeyi bir rutine dönüştürün. Çalışma masanızda, başucunuzda, arabanızda veya çantanızda her zaman kişisel bir su mataranız bulundurun.
Sade suyun tadını sevmiyorsanız, kalorisiz ve doğal yöntemlerle aroma kazandırarak içimini kolaylaştırabilirsiniz. Suyunuzun içine taze nane yaprakları, limon, salatalık dilimleri, çubuk tarçın veya zencefil ekleyebilirsiniz. Mevsim meyvelerini (Çilek, elma, yaban mersini) doğrayarak, suyunuzda bekleterek hem görsel olarak cazip hem de lezzetli bir içecek elde edebilirsiniz.
Kendimizi yorgun hissettiğimizde hemen canlanmak için elimiz genelde çikolatalara, şerbetli tatlılara ya da beyaz unlu poğaçalara, açmalara gider. Ancak bu yiyecekler saman alevi gibidir; kan şekerinizi bir anda fırlatıp size sahte bir enerji verir, ama hemen ardından hızla düşürerek sizi eskisinden bile daha bitkin, uykulu ve aç bırakır.
Bu ani yorgunlukların önüne geçmek için kendinizi enerji verecek besinlerle destekleyin. Gün içinde tatlılar yerine sizi uzun süre tok tutacak besinleri seçin. Kahvaltıda yumurta, peynir, tam buğday ekmeği ya da yulaf; diğer öğünlerde ise nohut, mercimek gibi ev yemekleri tercih ederseniz, enerjiniz gün boyu kesintisiz devam eder.”
BAĞIRSAK SAĞLIĞI ÖNEMLİ
Yediğimiz yemekleri vücudumuzun kullanabileceği enerjiye çevirmek için B vitaminlerine ihtiyacımız olduğunu anımsatan Uzm. Diyetisyen Demirci, şu bilgileri paylaştı:
“Magnezyum kaslarımızın ve sinirlerimizin ilacı gibidir. Havalar değişirken ortaya çıkan kas ağrılarını ve ‘kolumu kaldıracak halim yok’ hissini yenmek için ıspanak, pazı gibi koyu yeşil yapraklı sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin. Gün içinde atıştırmalık olarak ceviz, badem, kabak çekirdeği gibi kavrulmamış çiğ kuruyemişler tüketmek de bedeninize çok iyi gelecektir.”
Bağırsaklarımızın ikinci beynimiz olduğunu ve hastalıklara karşı savaşan savunma hücrelerimiz ile kendimizi iyi hissettiren mutluluk hormonlarımızın burada yer aldığını anımsatan Uzm. Diyetisyen Demirci, “Bağırsaklarınız ne kadar sağlıklıysa, siz de o kadar enerjik ve mutlu olursunuz. Ev yapımı yoğurt, kefir ve ev turşusu gibi doğal gıdaları sofranıza eklemek, mevsim geçişlerinin getirdiği o gergin ve halsiz ruh halini üzerinizden atmanın en lezzetli yoludur” diye konuştu.
“Unutmayın bedenimiz bizim en kıymetli hazinemizdir ve onu ne kadar doğru besler ve iyi bakarsak, yaşam kalitemiz de o kadar iyi olur” diyen Uzm. Diyetisyen Demirci, sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Yapacağınız küçük ama kalıcı değişikliklerle havaların değişimini yorgun değil, canlı ve enerjik bir şekilde karşılayabilirsiniz. Sağlıklı ve zinde günler için doğru adımlar uygulayın.”
İlginizi Çekebilir
Baş Dönmesiyle Hastaneye Gitti, İki Damarına Aynı Anda Stent Takıldı
Baş dönmesi ve denge kaybı şikâyetleriyle SANKO Üniversitesi Hastanesi’ne başvuran 67 yaşındaki Gaziantepli A. D., şah ve beyin damarındaki ciddi darlıkların aynı seansta uygulanan stent işlemiyle tedavi edilmesinin ardından yeniden sağlığına kavuştu.
Dr. Rıza Çam, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde Hasta Kabulüne Başladı
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Rıza Çam, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı.
SANKO Üniversitesi Uzmanı Uyardı: Bu Belirtileri Göz Ardı Etmeyin
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Necip Deniz, kadın üreme sistemini oluşturan rahim ağzı, rahim, yumurtalık, vulva ve vajinadan kaynaklanan kötü huylu hastalıkların jinekolojik kanserler olarak tanımlandığını belirterek, erken tanı ve düzenli taramanın tedavi başarısını artırmada önemli rol oynadığını söyledi.
SANKO Üniversitesi'nden Deri Kanseri Alarmı! Erken Tanı Vurgusu
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Solak, cildi oluşturan hücrelerin normalin dışında, aşırı ve kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan deri kanserlerinin erken teşhisle büyük oranda tedavi edilebildiğini söyledi.
MİDE KANSERİ ERKEN EVREDE BELİRTİ VERMEZ
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Nimet Yılmaz, “Mide kanseri, mide hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan ciddi bir hastalıktır. Genellikle erken evrede belirti vermez, ancak ilerleyen dönemde iştahsızlık, kilo kaybı, mide ağrısı ve kanama ile kendini gösterir” dedi.
SANKO Üniversitesi'nden Ruh Sağlığı Uyarısı: Depresyon Mevsim Tanımıyor
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Lütfiye Şimşek, depresyonun yalnızca sonbahar ve kış aylarında görülen bir hastalık olmadığını, yılın her döneminde ortaya çıkabileceğini söyledi.