Diş Tartarları ve Sağlık: Önlemler ve Tedaviler
SAĞLIKDiş sağlığı, genel sağlığımızın önemli bir parçasıdır. Ancak, bazen dişlerimizde tartar oluşabilir ve bu durum diş sağlığımızı olumsuz yönde etkileyebilir.
Dişlerimizin yüzeyinde, yiyeceklerden ve bakterilerden oluşan bir tabaka birikir. Bu tabaka, plak adı verilen yapışkan bir madde oluşturur. Plak, zamanla dişlerin üzerinde birikir ve eğer düzenli olarak temizlenmezse mineralleşmeye başlar. Bu mineralleşmiş plak, diş taşı ya da tartar olarak adlandırılır. Diş tartarları genellikle sarımsı veya kahverengi bir renge sahiptir ve diş etleri ile diş arasında belirgin bir çizgi oluşturabilir.
Diş Tartarlarının Etkileri
Diş tartarlarının olumsuz etkileri şunlardır:
- Diş Eti Hastalıkları: Diş tartarları, diş etlerinin iltihaplanmasına (gingivitis) ve daha ciddi diş eti hastalıklarına yol açabilir.
- Diş Çürükleri: Diş tartarları, dişlerin yüzeyinde birikerek çürümeye neden olabilir. Ayrıca, dişler arasında yiyecek artıklarının sıkışmasına ve çürük oluşumuna katkıda bulunabilir.
- Kötü Nefes: Diş tartarları, ağızda kötü kokuya neden olabilir. Bu, diş eti hastalıklarından kaynaklanan bir belirti olabilir.
Diş Tartarlarının Önlenmesi
Diş tartarlarının oluşumunu önlemek için aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz:
- Düzenli Diş Fırçalama: Dişlerinizi günde en az iki kez, diş hekiminizin önerdiği şekilde fırçalayın.
- Diş İpi Kullanımı: Diş ipi kullanarak dişleriniz arasındaki plakları ve yiyecek artıklarını temizleyin.
- Ağız Gargarası: Bir antiseptik ağız gargarası kullanarak ağız hijyeninizi destekleyin.
- Düzenli Diş Hekimi Kontrolleri: Diş hekiminize düzenli kontroller için gitmek, diş sağlığınızı korumanıza yardımcı olabilir.
Diş Tartarlarının Tedavisi
Diş tartarlarının tedavisi için genellikle profesyonel diş temizliği gereklidir. Diş hekimi, diş taşlarını özel aletler kullanarak temizler. Ayrıca, diş eti hastalıkları varsa uygun tedaviler de uygulanabilir.
Diş tartarları, diş sağlığımızı ciddi şekilde etkileyebilecek bir sorundur. Ancak, düzenli diş bakımı ve diş hekimi kontrolleri ile bu sorunu önlemek mümkündür. Unutmayın, sağlıklı bir gülümseme için düzenli diş bakımı önemlidir.
İlginizi Çekebilir
Baş Dönmesiyle Hastaneye Gitti, İki Damarına Aynı Anda Stent Takıldı
Baş dönmesi ve denge kaybı şikâyetleriyle SANKO Üniversitesi Hastanesi’ne başvuran 67 yaşındaki Gaziantepli A. D., şah ve beyin damarındaki ciddi darlıkların aynı seansta uygulanan stent işlemiyle tedavi edilmesinin ardından yeniden sağlığına kavuştu.
Dr. Rıza Çam, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde Hasta Kabulüne Başladı
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Rıza Çam, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı.
SANKO Üniversitesi Uzmanı Uyardı: Bu Belirtileri Göz Ardı Etmeyin
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Necip Deniz, kadın üreme sistemini oluşturan rahim ağzı, rahim, yumurtalık, vulva ve vajinadan kaynaklanan kötü huylu hastalıkların jinekolojik kanserler olarak tanımlandığını belirterek, erken tanı ve düzenli taramanın tedavi başarısını artırmada önemli rol oynadığını söyledi.
SANKO Üniversitesi'nden Deri Kanseri Alarmı! Erken Tanı Vurgusu
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Solak, cildi oluşturan hücrelerin normalin dışında, aşırı ve kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan deri kanserlerinin erken teşhisle büyük oranda tedavi edilebildiğini söyledi.
MİDE KANSERİ ERKEN EVREDE BELİRTİ VERMEZ
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Nimet Yılmaz, “Mide kanseri, mide hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan ciddi bir hastalıktır. Genellikle erken evrede belirti vermez, ancak ilerleyen dönemde iştahsızlık, kilo kaybı, mide ağrısı ve kanama ile kendini gösterir” dedi.
SANKO Üniversitesi'nden Ruh Sağlığı Uyarısı: Depresyon Mevsim Tanımıyor
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Lütfiye Şimşek, depresyonun yalnızca sonbahar ve kış aylarında görülen bir hastalık olmadığını, yılın her döneminde ortaya çıkabileceğini söyledi.