© Haber Hanesi 2014 - 2025

Manavgat’ta canlarını hiçe sayarak alevlerin arasına giren ”ateş savaşçıları” yaşadıklarını anlattı:

Orman Genel Müdürlüğü işçisi Enes Külahlı: ”Bir ara alevlerin arasında kaldım. Ölümü çok yakından hissetmeme rağmen tek düşüncem ateş çemberinden kurtulup yangını söndürmekti” Orman işçisi Musa Özçelik: ”Yangını haber aldığımda izin günümdü. Yanma tehlikesi olan kendi evimin çevresinde gerekli müdahaleyi yaptıktan sonra arkadaşlarımın yanına koşarak başka bölgelerdeki söndürme çalışmasına katıldım”

ANTALYA (AA) İBRAHİM AKTAŞ / ÖMER ÜRER Antalya'nın Manavgat ilçesinde 28 Temmuz'da başlayan ve 10 gün sonra kontrol altına alınabilen yangında görev alan ekipte yer alan orman işçileri devasa alevleri söndürmenin gururunu yaşıyor.

Manavgat'ta ateş çemberini yararak birçok yerleşim yerini yanmaktan kurtaran personel arasında Simav Orman İşletmesine bağlı Aksaz Yangın söndürme ekibinden 20 yaşındaki Enes Külahlı da yer aldı.

Burada alevlerle cansiperane mücadele eden Külahlı, AA muhabirine, devletin işçisiyle uçağıyla, helikopteriyle canla başla yangınlara müdahale ettiğini söyledi.

Yangının yerleşim yerlerine sıçramaması için olağanüstü bir mücadele verildiğini vurgulayan Külahlı, "Bulunduğumuz tepeliğin aşağı mevkisinde 3 mahallenin yandığının haberini aldığımızda hemen o bölgeye gittik. Suyumuzun bitmesine rağmen dereye indik. buradan su alarak alevlerin arasına girdik." ifadelerini kullandı.

"O gece ölümü hissettim"

Küle dönmesi an meselesi olan evleri yanmaktan kurtardıklarını, mahalle sakinlerini, ağıllardaki büyük ve küçükbaş hayvanları da güvenli bölgeye götürdüklerini anlatan Külahlı, alevlerin sardığı bir bölgede motosikletleriyle kalan 2 kişiyi de kurtardıklarını kaydetti.

İlk kez bir yangında ölüm duygusunu hissettiğini aktaran Külahlı, "Bir ara alevlerin arasında kaldım. Ölümü çok yakından hissetmeme rağmen tek düşüncem ateş çemberinden kurtulup yangını söndürmekti. O gece alevlerin içinden geçerken 'ölüm' duygusunu hissettim, anlatılmaz. Hiçbir duyguya benzemiyordu." diye konuştu.

"O yolda bir tane ağaç devrilmiş olsaydı, biz oradan çıkamazdık." diyen Külahlı, ölmekten korkmadığını ancak kurtarılmayı bekleyen mahalle sakinlerini düşündükçe görevlerinin yarım kalmasından endişelendiğini dile getirdi.

Külahlı, "O an kendinizi düşünmüyorsunuz. İnsanda görevimiz yarım kalacak diye bir üzüntü hali oluşuyor. Sonuçta geride bıraktığımız bir yangın var. Eğer oradan çıkamasaydık, o yangın devam edecekti, ben hiçbir şekilde müdahale edemeyecektim. Alevlerin ortasından bir an önce çıkıp, yangına müdahale etmeyi düşündüm." şeklinde konuştu.

"Asılsız haberler bizi üzdü"

Dehşet anlarını yaşayan Külahlı, bu mücadeleyi verirken sosyal medyada ve bazı basın organlarında çıkan asılsız haberlerin kendilerini üzdüğünü dile getirdi.

Büyük bir mücadele ortaya koydukları sırada "devletin bu yangınlara müdahale etmediği" yönündeki haksız eleştirilerin kabul edilemez olduğuna dikkati çeken Külahlı, "Ölümle burun buruna geliyorsunuz. Buna rağmen bazı basın yayın organlarında ve sosyal medyadaki olumsuz yorumlar bizi derinden etkiledi. Kesinlikle onlara hakkımı helal etmiyorum. Çünkü biz 10 günde toplasanız 10 saat uyumadık. Her gün yangınla mücadele ettik." ifadelerini kullandı.

Yanma tehlikesi olan evimi bırakıp başkalarının yardımına koştum"

Söndürme çalışmasına katılan orman işçilerinden Musa Özçelik (41) de izinli olduğu gün yangının çıktığını haber aldığını aktardı. Bu yangında bölgede bulunan kendi evinin de yanma tehlikesi atlattığını belirten Özçelik, evine yaklaşan alevlere müdahale ettikten sonra mesai arkadaşlarının yanına koşarak ekibe dahil olduğunu söyledi.

Özçelik, şöyle konuştu:

"Aileme evin çevresinde soğutma çalışması yapmalarını söyledim. Onları orada bırakarak bizden yardım bekleyen başka ailelerin imdadına koştum. Biz devlet terbiyesi ile yetiştik. Biz öyle gördük, önce vatandır, ormanımızdır, candır. Kendi motosikletimle mesai arkadaşlarımın olduğu bölgeye geldim. Evden çıktıktan 17 dakika sonra emir beklemeden ekibime dahil olarak alevlerle savaşa katıldım."





İlginizi Çekebilir

Ünal Ateş’ten Sert Halk TV Tepkisi: "İktidar Tükenmiştir, Saldırganlığı Bundandır!"

Yeni Parti Kahramanmaraş İl Başkanı Ünal Ateş, Halk TV’ye kayyım atanmasını sert sözlerle eleştirerek kararın doğrudan halkın haber alma hürriyetini hedef aldığını söyledi.

Gündem yaratan operasyonda Bakan Çiftçi’yi sinirlendiren “Seyyid Kutub” detayı

Kahramanmaraş’ta yazar Sadi Yüksel’in gözaltına alındığı operasyonun görüntüleri ve basına yansıma biçimiyle ilgili soruşturma başlatıldı. Soruşturma talimatını veren İçişleri Bakanı Çiftçi’nin, operasyonda ele geçirilen dokümanlar arasında yazar ve düşünür Seyyid Kutub'un kitabının sergilenmesine de tepki gösterdiği belirtildi. Konuyla ilgili geniş kapsamlı inceleme yapılacak.

Anadolu Kilimleri Tuvalde Yeniden Hayat Buluyor: Seda Kılıç’ın Özgün Sanat Tekniği

Geleneksel Anadolu kültürünü modern tuval resmiyle buluşturan sanatçı Seda Kılıç, her biri uzun, yorucu, yoğun ve titiz bir çalışma sürecinin ürünü olan özgün eserleriyle adından söz ettiriyor. Alaylı bir sanatçı olarak kendi geliştirdiği özgün tekniklerle dikkat çeken Kılıç, zanaat ile sanatı harmanladığı "Kilimnâme" koleksiyonunu sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

SANKO Üniversitesi Hastanesi’nin çocuk sağlığı kadrosuna yeni uzman

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. İsmail Ersan Can, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı.

TEKNOFEST'te Ortaokul Öğrencilerinin Gurur Gecesi! Dereceye Girenler Belli Oldu

TEKNOFEST’in ana paydaşlarından SANKO Holding’in yürütücülüğünü üstlendiği “İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması”nın Ortaokul Seviyesi’nde dereceye giren takımlar ödüllendirildi.

İstanbul Başakşehir’de okulda korkutan saldırı: 8 öğrenci bıçakla yaralı

İstanbul Başakşehir’de bir ortaokulda bıçaklı saldırı yaşandı. 15 yaşındaki F.M.’nin saldırısında 8 öğrenci yaralandı, 3 öğrencinin durumu ağır.

TÜM HABERLER