© Haber Hanesi 2014 - 2025

Sanko Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr Yıldırım Roza Hastalığı Tedavi İle Kontrol Altında Tutulabilir

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Elif Yıldırım, Roza Hastalığının (gül hastalığı veya gülleme) tamamen iyileşmemekle birlikte, tedavi ile kontrol altında tutulabileceğini söyledi.

SANKO Üniversitesi Hastanesi Cilt Hastalıkları Uzmanı da olan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, genellikle yüzde meydana gelen, yaygın bir cilt rahatsızlığı olan Roza Hastalığında, çoğunlukla alın, çene, burun, yanaklar gibi yüzün orta bölümünde lezyonların daha yoğunlukta olduğuna vurgu yaptı.

 

Hastalığın genç yaşlarda yanma, kızarma gibi ataklarla başlayarak, ilerleyen yaşlarda kalıcı kızarıklık, kılcal damarlarda artış, sivilce, deride ödeme neden olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “Göz ve göz kapaklarının yüzeyinde rahatsız edici iltihaplanmalar da görülebilmektedir. Kronik bir durumdur ve uzun süre devam edebilir. Hastalık şiddeti zaman içerisinde artma veya azalma şeklinde dalgalanmalar gösterebilmektedir. Kadınlarda sık görülmektedir ancak erkekleri etkilediğinde daha şiddetli olabilir” dedi.

 

NEDEN OLAN FAKTÖRLER

Roza hastalığının nedeninin tam olarak anlaşılamadığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, şöyle devam etti:

 

“Genetiğimiz, bağışıklık sistemimiz ve çevresel faktörlerin tümünün bu hastalığın gelişiminde bir rol oynayabileceği düşünülmektedir. Roza gelişimini tetikleyen faktörler, yüz derisindeki kan damarlarının genişlemesine neden olur. Rozanın ciltteki veya bağırsaktaki bakterilere bağlı olduğu teorisi henüz kanıtlanmamıştır.

 

Bununla birlikte, antibiyotiklerin roza tedavisinde antienflamatuar (iltihapla savaşan) etkileri nedeniyle yararlı olduğu kanıtlanmıştır. Roza bulaşıcı değildir ancak daha da kötüleştirebilecek çeşitli tetikleyiciler vardır. Bunlar arasında alkol, egzersiz, yüksek ve düşük sıcaklıklar, sıcak içecekler, baharatlı yiyecekler ve stres bulunmaktadır. Roza hastaları güneşe duyarlı olabilir.”

 

KLİNİK ÖZELLİKLERİ VE TANISI

Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, yüzde tekrarlayan yanma ve kızarıklık atakları oluşmasının en erken dönemde hissedilmeye başlandığını anımsatarak, zaman içerisinde yüzün ortasında oluşan kızarıklığın kalıcı hale geldiğini, yanaklarda ve burun üzerinde gözle görülebilecek küçük kan damarlarının oluştuğunu kaydetti.

 

Hastalık ilerledikçe yüzdeki kızarıklığın daha koyu ve kalıcı hal aldığını, yüzün orta kısmında küçük, kırmızı şişlik veya iltihaplı sivilceler oluştuğunu anlatan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “Roza hastalığının tanısı genellikle klinik bulgular ışığında konulmaktadır. Karıştırıldığı farklı hastalıklardan ayırt edebilmek için biyopsiye ihtiyaç duyulabilmektedir. Bu hastalığa özgü bir laboratuvar bulgusu ise bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı.

 

KLİNİK BELİRTİLERİ ARTIRAN FAKTÖRLER

Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, Roza hastalığının klinik belirtilerini artıran faktörleri ise şu şekilde sıraladı:

 

TEDAVİSİ

Roza hastalığı tamamen iyileşmemekle birlikte, tedavi ile kontrol altında tutulabileceğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, hastalığın kontrol altına alınmasında en önemli noktanın klinik belirtileri artıran etmenlerden korunmak olduğunun altını çizdi.

 

Hastalığı tetikleyen en önemli faktörlerden olan güneşten korunmada, koruyucu kullanımının çok önemli olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “Hafif olgularda genellikle krem ve jeller kullanılmaktadır. Şiddetli olgularda tek başına veya topikal ajanlarla birlikte sistemik tedavi uygulanır. En sık tercih edilen sistemik ajanlar sistemik antibiyotikler ile A vitamini ürünü olan izotretinoindir (izotretinoin: şiddetli akne tedavisinde kullanılan bir ilaç)” şeklinde konuştu.

 

ROZA HASTALIĞI VE LAZER TEDAVİSİ

Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, Roza Hastalığı ve lazer tedavisine yönelik olarak ise şu bilgileri paylaştı:

 

“Çeşitli lazer tedavileri ve yoğun atımlı ışık (intense pulsed light, IPL) sistemleri özellikle de yüzdeki kırmızılık ve kılcal damarlanma artışlarının tedavisinde etkili olabilmektedir. Bu tedavi Roza Hastalığı olan bazı kişilerde, ortaya çıkan kızarıklığı, deri kalınlaşmasını ve tekrarlayan görünür kan damarı yamaları semptomlarını hedef alır.

 

IPL tedavilerinin ayrıca Roza hastalarında görünen kan damarlarının tedavisinde etkili olduğu düşünülmektedir. Rozayı tedavi etmek için IPL kullanan 60 kişiden oluşan 2005 tarihli bir araştırmada, bu tedavinin katılımcıların yüzde 77,8'inde olumlu sonuç verdiği saptanmıştır.

 

Lazer tedavisinden sonra görülen en olası yan etki yüzde veya burunda artan kızarıklıktır. Lazerden sonra biraz kızarıklık görmek yaygındır ve bu genellikle 1 ila 2 hafta içinde kaybolur. Bu yan etkiler geçicidir ve birkaç gün içinde geçmelidir. Yüzünüz yanmış gibi görünüyorsa veya lazer tedavisinden sonra yanma belirtileri yaşanırsa bu belirtiler ile ilgili doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.”

 

Roza Hastalığı için lazer tedavisinin, genellikle diğer tedavi türlerini denendikten sonra yapılan bir seçim olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “SANKO Üniversitesi Hastanesi Cilt Hastalıkları Kliniğimizde de uzun süredir kılcal damar tedavisinde IPL sistemleri başarılı bir şekilde kullanılmaktadır” ifadelerine yer verdi.

 

Lazer ve ışık tedavisinin her insan için doğru olmayabileceğini bildiren Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:

 

“Normalde, hastalarda roza hastalığını yönetmek ve tedavi etmeye çalışmak için topikal ilaçların bir karışımı gibi diğer tedavi yöntemleri denenmektedir. Genellikle, bu tedavilerin veya kombinasyonları roza hastalığı tedavi etmek için yeterli gelmediğinde, lazer tedavileri denenmelidir.”

 

İlginizi Çekebilir

SANKO Üniversitesi’nde Cumhuriyet’in 103’üncü Yılı “Cumhuriyet Fazilettir” Temasıyla Kutlandı

SANKO Üniversitesi’nde, Cumhuriyetin ilanının 103’üncü yıl dönümü, “Cumhuriyet Fazilettir” temasıyla düzenlenen törenle kutlandı.

Dr. Sermet Kileci: Cumhuriyet Geleceğimizi Aydınlatan En Güçlü Değerimizdir

SANKO Üniversitesi Hastanesi Genel Müdürü Dr. Sermet Kileci, Cumhuriyet’in ilanının 103’üncü yılı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Cumhuriyet geleceğimizi aydınlatan en güçlü değerimizdir” dedi.

SANKO Üniversitesi Rektörü Dağlı: Cumhuriyet Bilim ve Çağdaşlaşmanın Simgesidir

SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, Cumhuriyetimizin ilanının 103. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında; “Cumhuriyet eşitliğin, bilimin ve çağdaşlaşmanın önemli bir simgesidir” dedi.

Bilim ve Sanat SÜRBİLFEST’te Buluştu: Kipaş Holding’den Festivalde Çifte Çıkarma!

Kahramanmaraş’ta sürdürülebilirlik bilincini yaygınlaştırmak amacıyla düzenlenen Sürdürülebilir Bilim Festivali (SÜRBİLFEST), Piazza AVM büyük bir coşkuyla devam ediyor. Bölgenin köklü sanayi devlerinden Kipaş Holding, festivalde hem çevreci üretim vizyonunu simgeleyen Kipaş Kağıt hem de çalışanlarının sahne aldığı Kipaş Holding Müzik Kulübü ile yer alarak etkinliğe renk kattı.

SANKO Üniversitesi’nde Tıbbi Biyokimya Doktora Programı Açıldı

Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) 5 Ekim 2026 tarihli Yürütme Kurulu kararıyla, SANKO Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü bünyesinde Tıbbi Biyokimya Doktora Programı açıldı.

Zuhal Karakoç’tan kendisini hastanede ziyaret eden Osman Tunahan’a kitap hediyesi

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç, Ankara’da tedavi gördüğü hastanede kendisini ziyaret eden Osman Tunahan’a üç kitap hediye etti.

TÜM HABERLER