© Haber Hanesi 2014 - 2025

Sağlıklı Bir Çevre Hepimizin Ortak Geleceği

Birleşmiş Milletler tarafından her yıl 5 Haziran’da kutlanan Dünya Çevre Günü’nde, bu yıl #EkosistemRestorasyonu sloganıyla; zarar görmüş ekosistemleri canlandırmak için acil eylem çağrısı yapılıyor. Bu özel günde, günümüzün en büyük iki tehdidi olan iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybına dikkat çeken TEMA Vakfı, doğayı korumanın, gezegenimizi ve kendi yaşamımızı korumak olduğunun bir kez daha altını çiziyor.

Tüm dünyada #EkosistemRestorasyonu sloganıyla kutlanan Dünya Çevre Günü’nde Birleşmiş Milletler, insanların yaşamını sürdürebilmeleri, iklim değişikliğine karşı koyabilmeleri ve biyolojik çeşitliliğin korunabilmesinin ancak sağlıklı ekosistemlerle mümkün olabileceğini vurguluyor. İnsanların doğayla ilişkisini yeniden tanımlama ve kurma ihtiyacı hissettiği bugünlerde TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, doğanın yükünün her geçen gün arttığını belirterek, bu yükün azaltılması için tek bir bireyden tüm insanlığa, politikacılara ve yöneticilere görevler düştüğünün altını çiziyor.

 

Konuyla ilgili konuşan TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç “Ne yazık ki uzun yıllardır süregelen, fosil yakıtların kullanımı, arazi tahribatı, kirlilik ile aşırı yararlanmanın neden olduğu iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı, günümüzde insanlığın en büyük sorunlarını teşkil etmektedir. Dünya ortalama sıcaklığı, sanayi öncesi döneme göre 1.1 °C arttı. Yaşanan küresel ısınma artık bir ‘iklim krizi’ olarak isimlendirilmektedir. Bu durum, insan sağlığından gıda üretimine, yaşanan ekstrem hava olaylarından doğadaki canlıların uyum sağladığı ekolojik koşullara kadar birçok dengenin değişmesine sebep olmaktadır. Bunun yanı sıra bugün arazi tahribatı ve aşırı yararlanma nedeniyle, dünyadaki doğal ekosistemlerin  %75’i insanlar tarafından değiştirilmiştir. Erozyon ile binlerce yılda oluşmuş topraklar kısa sürede yok olarak verimliliğini kaybetmektedir. Tarım topraklarında aşırı kimyasal gübre ve pestisit kullanımı ile su kaynakları ve denizler kirlenirken, büyüyen kentler verimli tarım topraklarını yutmaktadır. Her yıl 12 milyon hektar tarım toprağı bozuluma uğramakta ve çölleşme hızlanmaktadır. Tüm bu insan kaynaklı etkilerse bugüne kadar hiç yaşanmamış bir hızda tür kayıplarına neden olmaktadır. Bugün insanlığın neden olduğu yok oluş, geçmiş yılların bin katı olmuştur. Ne yazık ki böyle giderse gelecekte de bugünkü yok oluşun 10 katına çıkacaktır” diyerek gezegeni hızla tükettiğimize ve tahrip ettiğimize dikkat çekti.

 

Küresel Riskler Raporu’nda ilk beş maddeden dördü çevre sorunlarıyla ilgili

 

Doğa dengesinin bozulması ve ekolojik sorunların ekonomiyi de etkilediğini vurgulayan Ataç; “Dünya Gayri Safi Milli Hasılanın %50’si doğal varlıklardan elde edilirken; ekolojik yıkım beraberinde ekonomik sorunlara da neden olmaktadır. Nitekim 2020 Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayımlanan Küresel Riskler Raporu’nda, etkisi ve gerçekleşme olasılığı en yüksek riskler sıralamasındaki ilk beş maddeden dördünü çevre sorunları oluşturmaktadır. Yaşanmasına sebep olduğumuz bu sorunları hafifletmenin yolu doğa tahribatlarını durdurmak, doğa koruma alanlarını artırmak, tahrip olmuş ekosistemlerin restorasyon çalışmaları ile eski haline gelmelerini sağlamaktan geçmektedir. Bugün restorasyon çalışmalarının yapılmaması, restorasyon yatırımlarından üç kat daha fazla maliyete sebep olmaktadır. Restorasyon çalışmaları yapıldığı durumda ise bugüne oranla 10 kat daha fazla kazanç sağlanacaktır” dedi.   

 

Anayasanın çevrenin korunmasına ilişkin 56. maddesine de atıfta bulunan Ataç; “Herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı olduğu ifade edilen Anayasamıza göre  çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirliliğini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Bu sebeple doğal ekosistemlerin korunması ve restorasyonu ile ekosistemlere hayat veren başta toprak olmak üzere tüm doğal varlıkların korunması konusunda devlet ve bireyler olarak hepimize büyük sorumluluklar düşmektedir” dedi.

 

İlginizi Çekebilir

SANKO Üniversitesi Rektörü Dağlı'dan YKS Tercihinde Kritik Tavsiyeler

SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, Yükseköğretim Kurumları Sınav (YKS) sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte tercih yapacak adaylara yönelik mesaj yayımladı.

SANKO Üniversitesi Tanıtım Günleri 22 Temmuz'da Başlıyor

SANKO Üniversitesi tarafından, üniversite tercihi yapacak aday öğrencilere ve ailelerine yönelik Tanıtım Günleri düzenlenecek.

SANKO Üniversitesi Memnuniyet Sıralamasında Türkiye'nin Zirvesine Yükseldi

SANKO Üniversitesi, öğrenci ve mezun memnuniyetinde elde ettiği başarılarla Türkiye'nin en seçkin üniversiteleri arasındaki yerini daha da güçlendirdi.

Şehitkamil'den Gençlere Yaz Hediyesi: Ücretsiz Burnaz Plajı Kampı Başvuruları Başladı

Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz'ın, lise öğrencileri ile yeni mezun gençlere karne hediyesi olarak hazırladığı Günübirlik Erzin Burnaz Plajı Deniz Kampı için başvurular başladı. Yaz tatilini hem eğlenceli hem de verimli geçirmeleri amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında gençler, ücretsiz olarak denizle buluşma fırsatı yakalayacak.

Prof. Dr. Güner Dağlı: Gençlerimizi Milli ve Manevi Değerlerle Yetiştirmeliyiz

SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı,15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda "15 Temmuz, milletimizin devletine, vatanına ve millî iradesine sahip çıkma kararlılığını tüm dünyaya gösterdiği unutulmaz bir gündür" dedi.

Şehitkamil Belediyesi'nden KÜSGET Sanayi Bölgesi'nde Kapsamlı Temizlik

Şehitkamil Belediyesi, esnaf sahresi dolayısıyla faaliyetlerine ara verilen KÜSGET Sanayi Bölgesi'nde geniş kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirdi. İki gün boyunca aralıksız sürdürülen çalışmalar kapsamında bölgenin cadde ve sokakları baştan sona temizlenirken, Pazartesi günü iş yerlerini açan esnaf temiz ve düzenli bir çalışma ortamıyla güne başladı.  

TÜM HABERLER