© Haber Hanesi 2014 - 2025

Mide Tembelliği İle Baş Etmek İçin Önemli Öneriler

Mide tembelliği genel vücut sağlığını da olumsuz etkiliyor ve bu konuda gerekli önlemlerin vakit kaybedilmeden alınması önem taşıyor. Mide rahatsızlıkları, vücudun ‘ikinci beyni’ olarak nitelendirilen ve gıda alımını sağlayan önemli organlar arasındaki bağırsakların sağlığını yakından ilgilendiriyor. Sindirim sisteminin temel yapı taşlarından olan bağırsaklar, midede oluşabilecek en küçük sorundan etkileniyor ve mide hastalıkları bağırsakların da işleyiş biçiminde olumsuz değişimlere yol açarak, farklı sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor. Sindirim sistemini olumsuz etkileyerek yaşam kalitesini düşüren mide hastalıklarına karşı, takip ve tedavi süreçlerinin aksatılmaması gerekiyor. Memorial Diyarbakır Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Nurettin Tunç, mide tembelliği ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Cerrahi sonrası veya diyabet nedeniyle gelişebiliyor

Tembel, yavaş mide ya da gecikmiş mide boşalması olarak bilinen ‘Gastroparezi’, midenin olağan sürede sindirmesi gereken besinleri daha uzun sürede sindirmesi durumu olarak tanımlanmaktadır. Gastroparezi ya da bir diğer adıyla ‘mide tembelliği’, mide içerisinde bulunan kasların normal spontan hareketini etkileyen bir durumdur. Organların işleyiş biçimindeki aksamalar, diğer organların fonksiyonlarında bozukluk veya ciddi hasarlara neden olabilmektedir. Rutin işleyiş biçiminde olması gereken, güçlü kas kasılmalarının, gıdaların sindirim sisteminden geçmesini sağlamasıdır. Bu duruma ek olarak Tip 1 diyabet hastalarında mide felci görülme olasılığı daha yüksektir. Sindirilen besinlerin ince bağırsağa gönderilememesiyle bakterilerin üretilmesi ile ortaya çıkan bu durumun en kısa sürede tedavisi sağlanmalıdır.

Riski artıran etmenlere dikkat!

Mide hastalıkları ve diyabetin yanı sıra kronik rahatsızlıklara karşı kullanılan ilaçlar da mide tembelliğine yol açabilmektedir. Mide tembelliğine neden olan etkenler şu şekilde sıralanabilir;

Mide tembelliği teşhisi konulmuş bireylerin alerji, antidepresan ve ağrı kesici hapların kullanımına devam edilmesi durumun daha fazla kötüleştirebilir.

Fiziksel aktiviteyi özen gösterin

Mide tembelliğinin cerrahi bir müdahalesi bulunmamaktadır. Ancak hekimin uygun gördüğü ilaçlar ve diyet/beslenme şeklinin uygulanması psikolojik ve fiziksel olarak olumlu etkilerle sonuçlanacaktır. Kilo kontrolü başta olmak üzere egzersiz, yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarında kalıcı değişiklikler yapmak gerekir. Hareketsiz yaşam terk edilerek bağırsakları hareketlendirmeye uyumlu egzersiz çeşitleri uygulanmalıdır.

Düzenli ve doğru beslenme tedavide anahtar rol oynuyor

Doğru beslenme planlaması mide tembelliğinde en önemli iyileşme basamaklarından biridir. Beslenme şeklinde değişiklilere gidilmesi gerekmektedir. Posalı besinlerin tüketimine özen gösterilmeli, aşırıya kaçan karbonhidrat tüketimine ise dikkat edilmelidir. Et tüketimi ideal seviyede tutulmalıdır. Taze ve günlük sebze- meyve tüketimi önemlidir. Özellikle günlük kafein ve çay tüketiminin bir ya da iki fincanı geçmemesi gereklidir.

Tedaviyi yarıda bırakmayın

Kan testleri, ultrason ve endoskopi uygulaması sonrası mide tembelliği tanısı konulan bireylerde, yaşam tarzı alışkanlıkları ve diyet beslenme rehberliğinde bir tedavi süreci gerçekleşmektedir. Ek olarak mide fonksiyonunu destekleyen ilaçların kullanılması mide kasılmasını artırarak mide boşalmasını sağlayacaktır. Bu ilaçların tedavi süresi boyunca düzenli kullanılması gereklidir. Hekime danışılmadan yarıda bırakılan tedavi olumsuz sonuçlar doğurabilir. Cerrahi dışı endoskopik tedavilerden ön plana çıkan G-POEM yöntemi ile mide çıkışındaki kaslar ameliyatsız bir şekilde kesilerek, gıdaların takılmadan mideden bağırsaklara geçişi sağlanabilmektedir. İlaçlı tedaviden başarılı sonuç elde edilmeyen hastalara tedavi seçeneği olarak ortaya çıkan bu yöntem sayesinde aynı gün taburcu olunabilmektedir..

İlginizi Çekebilir

SANKO Üniversitesi'nden Deri Kanseri Alarmı! Erken Tanı Vurgusu

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Solak, cildi oluşturan hücrelerin normalin dışında, aşırı ve kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan deri kanserlerinin erken teşhisle büyük oranda tedavi edilebildiğini söyledi.

MİDE KANSERİ ERKEN EVREDE BELİRTİ VERMEZ

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Nimet Yılmaz, “Mide kanseri, mide hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan ciddi bir hastalıktır. Genellikle erken evrede belirti vermez, ancak ilerleyen dönemde iştahsızlık, kilo kaybı, mide ağrısı ve kanama ile kendini gösterir” dedi.

SANKO Üniversitesi'nden Ruh Sağlığı Uyarısı: Depresyon Mevsim Tanımıyor

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Lütfiye Şimşek, depresyonun yalnızca sonbahar ve kış aylarında görülen bir hastalık olmadığını, yılın her döneminde ortaya çıkabileceğini söyledi.

SANKO Hastanesi'nden Önemli Uyarı: Açlık Her Zaman Mideden Gelmiyor

SANKO Üniversitesi Hastanesi’nden Diyetisyen Zelal Ürek, sağlıklı beslenmenin ilk adımının, ne yediğimizi değil, neden yediğimizi de anlamak olduğunu söyledi.

SANKO Üniversitesi Hastanesi'nden Ailelere Yaz Tatili Beslenme Rehberi

SANKO Üniversitesi Hastanesi’nden Uzman Diyetisyen Meltem Demirci, sağlıklı beslenen çocukların tatilde daha enerjik olduğunu belirterek, yaz tatilinde çocukların beslenme düzeninin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

Uzman Diyetisyen Meltem Demirci Uyardı: Güvenli Gıda Olmadan Sağlıklı Beslenme Mümkün Değil

SANKO Üniversitesi Hastanesi’nden Uzman Diyetisyen Meltem Demirci, güvenli gıda olmadan, sağlıklı beslenmenin mümkün olmadığını söyledi.

TÜM HABERLER