İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Güvenlik Daire Başkanlığı Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu: (1)
GÜNDEM”Üç tarafımız denizlerle çevrili, bu alanı göçmen kaçakçılığı ve diğer kaçakçılık açısından kontrol etmek zorundayız. Dışarıda PKK’nın şubesi YPG, DEAŞ, içeride yine DEAŞ ve PKK, buna ilaveten FETÖ ve sol terör örgütleriyle mücadele halindeyiz” ”Bu küresel terör örgütlerinden DEAŞ VE PKK, uyuşturucu ve göç işinde ortak çalışmaktadır. Hatta yerel olarak çıkardıkları petrolün transferi ve kullanımı konusunda da ortak çalışmaktadırlar”
ANTALYA (AA) İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Üç tarafımız denizlerle çevrili, bu alanı göçmen kaçakçılığı ve diğer kaçakçılık açısından kontrol etmek zorundayız. Dışarıda PKK'nın şubesi YPG, DEAŞ, içeride yine DEAŞ ve PKK, buna ilaveten FETÖ ve sol terör örgütleriyle mücadele halindeyiz." dedi.
Soylu, Antalya'nın Kemer ilçesindeki bir otelde düzenlenen "Güvenlik Daire Başkanlığı Değerlendirme Toplantısı"nda, her yıl gerçekleştirdikleri Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Daire Başkanlığı Yıllık Değerlendirme Toplantısı dolayısıyla bir araya geldiklerini söyledi.
Dün Arnavutluk ziyaretinde bir arada olduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın toplantıya özel selamlarını ve başarı dileklerini ileten Soylu, "Her pazartesi yaptığımız güvenlik ve istihbarat toplantıları hariç İçişleri Bakanlığı görevim süresince, konusu güvenlik olan, en az 500'ün üzerinde toplantıya katıldım. Ülkemizde de dünyada da bu konuda yoğun bir gündem var. Sayısız makale ve yayın üretiliyor. Üniversitelerde bölümler açılıyor." diye konuştu.
Bu gayretin sebepsiz olmadığına dikkati çeken Soylu, dünyada güvenlik açısından kaygı veren bir gidişat olduğunu, henüz daha ilk çeyreği tamamlanmadan, sadece 2010'dan itibaren yaşanan gelişmelerden dolayı, 21. yüzyılın tamamının "Güvenlik Yüzyılı" olarak tarif edilip edilemeyeceğinin tartışıldığını dile getirdi.
ABD'nin, iki körfez savaşında da çok kısa bir sürede Irak güçlerine karşı üstünlük sağladığını aktaran Soylu, şunları kaydetti:
"Ama aynı ülke, silahlı küçük gruplara karşı yıllardır Irak'ta tam istikrarı sağlayamadı. Suriye'de herhangi bir yetkinlik elde edemedi. Afganistan'dan apar topar kaçarken uçak tekerleklerinden düşen insanların fotoğrafı, dünya tarihinde güçlü ülkenin başarısızlığın fotoğrafı olarak kaydedildi. Bunlar 18., 19. yüzyıl değil 21. asırda gerçekleşen olaylar. Batılı büyük devletler artık terör örgütlerinin, devlet dışı aktörlerin oyun kitabını okuyor. Bilerek veya bilmeyerek onların yöntemlerini kullanıyor. Rakiplerini dize getirmek için klasik savaşlara girmek yerine milislere sponsor oluyor, eğitim veriyor, siber milisler aracılığıyla darbeleri teşvik edip, ırkçılığı ateşliyor, bazen de siyasi suikastler organize ediyor."
Devlet dışı aktörler ve terör örgütlerinin devletler gibi davranmaya çalıştığını ifade eden Soylu, kendi alanlarında vergi koymaya kalktığını, mahkemeler, sivil yönetişim yapılarını kurup, uluslararası alanda petrol ticareti yapıldığını ve devletleşmeye çalışıldığını belirtti,
Bu örgütlerden sadece ikisinin, YPG ve DEAŞ,'ın Suriye ve Irak'ta, devlet otoritesini yok ettiğini vurgulayan Soylu, "Daha da kötüsü küresel sistem dediğimiz ve aslında Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Birliği gibi uluslararası büyük kuruluşlar nezdinde vücut bulan sistem, bu tabloyla ilgili hiçbir vizyon ortaya koyamadı, rehberlik gösteremedi, çözüm üretemedi tıpkı son 30 yıldır seyrettiği gibi." diye konuştu.
"Aradığınız büyük devlete ulaşılamıyor"
Küresel sistemin son 30 yılda dört kırılma yaşadığını vurgulayan Soylu, şöyle konuştu:
"Birincisi soğuk savaşın bitmesiydi ki aslında halen devam ettiği tartışılıyor ikincisi 11 Eylül saldırılarıydı, üçüncüsü 2008 küresel ekonomik kriziydi ve dördüncüsü de Arap Baharıydı. Bu 4 kırılmayı da küresel sistem seyretti ve bu kırılmalar, bugün bizi göç, ekonomik, enerji krizleri ve doğrudan bu kırılmalarla ilgisi olmasa bile tüm dünyanın yaşadığı salgın kriziyle karşı karşıya bıraktı. Ülkeler, küresel sistemin ürettiği bu kırılmalarla ve krizlerle yerel düzeyde tamamen yalnız bırakılmıştır. Büyük devletlere bakıyorsunuz, teknolojik deyimle ifade edeyim, 'aradığınız büyük devlete ulaşılamıyor'. Küresel aktörlere bakıyorsunuz 'aradığınız küresel liderliğe ulaşılamıyor'. Dolayısıyla bütün bu tabloyu topladığınızda 21. yüzyılın kalanına ait bir projeksiyon oluşturmak bir umut yakalamak zorlaşıyor. Tarif etmeye çalıştığım bu küresel güvenlik tablosunun salgın hariç, hemen hemen tüm çatışma alanının ortasındayız. Terörden göçe kadar tüm yansımalarına maruz kaldık."
İstikrarı bozulan iki devletle Türkiye'nin komşu olduğunu belirten Soylu, Türkiye'nin ne denli kritik bir coğrafyada olduğunu aynı zamanda çok kıymetli bir bölgede bulunduğunu belirti.
Türkiye'nin Afganistan, İran, Pakistan Orta Asya'dan gelen göçün rotasının üstünde olduğunu bildiren Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Aynı şekilde küresel uyuşturucu ticaretinin en önemli rotalarının birinin üstündeyiz. Üç tarafımız denizlerle çevrili, bu alanı göçmen kaçakçılığı ve diğer kaçakçılık açısından kontrol etmek zorundayız. Dışarıda PKK'nın şubesi YPG, DEAŞ, içeride yine DEAŞ ve PKK, buna ilaveten FETÖ ve sol terör örgütleriyle mücadele halindeyiz. Bu küresel terör örgütlerinden DEAŞ VE PKK, uyuşturucu ve göç işinde ortak çalışmaktadır. Hatta yerel olarak çıkardıkları petrolün transferi ve kullanımı konusunda da ortak çalışmaktadırlar. Kimse kusura bakmasın, bırakın yönetmeyi, bu tabloya karşı ayakta kalmak bile takdir edilmesi gereken bir başarıdır. Oysa biz ayakta kalmanın da ötesine geçtik. Bizim avantajımız, kendi büyük devlet geleneğimizin gücüne ve bu coğrafyanın problemlerine aşina oluşumuz. Ayrıca 21. yüzyılın başından itibaren güçlü bir liderlikle bu liderliğin ortaya koyduğu stratejik bir akılla, yüksek bir kapasite oluşturabilmiş olmamızdı."
Şu ana kadar 58 bin afet konutu yaptıklarının altını çizen Soylu, bunun 40 binini bitirdiklerini, kültür ve tarih birliği olan Arnavutluk'taki depremde de Türkiye'nin ticari alanlar hariç 522 konut yaptığını bildirdi.
(Sürecek)
İlginizi Çekebilir
SANKO Üniversitesi Rektörü Dağlı'dan YKS Tercihinde Kritik Tavsiyeler
SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, Yükseköğretim Kurumları Sınav (YKS) sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte tercih yapacak adaylara yönelik mesaj yayımladı.
SANKO Üniversitesi Tanıtım Günleri 22 Temmuz'da Başlıyor
SANKO Üniversitesi tarafından, üniversite tercihi yapacak aday öğrencilere ve ailelerine yönelik Tanıtım Günleri düzenlenecek.
SANKO Üniversitesi Memnuniyet Sıralamasında Türkiye'nin Zirvesine Yükseldi
SANKO Üniversitesi, öğrenci ve mezun memnuniyetinde elde ettiği başarılarla Türkiye'nin en seçkin üniversiteleri arasındaki yerini daha da güçlendirdi.
Şehitkamil'den Gençlere Yaz Hediyesi: Ücretsiz Burnaz Plajı Kampı Başvuruları Başladı
Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz'ın, lise öğrencileri ile yeni mezun gençlere karne hediyesi olarak hazırladığı Günübirlik Erzin Burnaz Plajı Deniz Kampı için başvurular başladı. Yaz tatilini hem eğlenceli hem de verimli geçirmeleri amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında gençler, ücretsiz olarak denizle buluşma fırsatı yakalayacak.
Prof. Dr. Güner Dağlı: Gençlerimizi Milli ve Manevi Değerlerle Yetiştirmeliyiz
SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı,15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda "15 Temmuz, milletimizin devletine, vatanına ve millî iradesine sahip çıkma kararlılığını tüm dünyaya gösterdiği unutulmaz bir gündür" dedi.
Şehitkamil Belediyesi'nden KÜSGET Sanayi Bölgesi'nde Kapsamlı Temizlik
Şehitkamil Belediyesi, esnaf sahresi dolayısıyla faaliyetlerine ara verilen KÜSGET Sanayi Bölgesi'nde geniş kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirdi. İki gün boyunca aralıksız sürdürülen çalışmalar kapsamında bölgenin cadde ve sokakları baştan sona temizlenirken, Pazartesi günü iş yerlerini açan esnaf temiz ve düzenli bir çalışma ortamıyla güne başladı.