© Haber Hanesi 2014 - 2025

İstiklalden İstikbale Filminin Yönetmeni Turan HASTE ile ÖZEL RÖPORTAJ

İstiklalden İstikbale Filminin Yönetmeni Turan HASTE ile ÖZEL RÖPORTAJ

           Kısaca kendinizden bahseder misiniz? İsmim Turan HASTE, 1989 İstanbul doğumluyum aslen Sivaslıyım. Tarihçi değilim ama tarihe çok merakım var. Tarih okumak istedim fakat İmam Hatip Lisesi mezunu olduğum için benim dönemimde puan kat sayı engeli vardı. Ve ben bu engele takıldığım için tarih bölümüne puanım yetmesine rağmen gidemedim. O durumda kendimi yakın hissettiğim bölüm sinema üzerineydi. Tabi ki o döneme kadar ben liseye kadar elime fotoğraf makinası dahi almamış bir kişiydim. Radyo ve Televizyon Yayıncılığını Trakya Üniversitesi'nde okuduktan sonra setlerde çalışmaya başladım. Açık öğretimden 4 yıllığa tamamlayıp askerliğimi kısa dönem olarak bitirdim ve şuanda hala okumaya da devam ediyorum. 5-6 yıl süreçte sette çalıştım. Ve burada televizyonda görebileceğim dizi sinema ve birçok projede yer aldım. Hangi setlerde yer aldınız? Hatırladığım son dönemlerdeki Zengin Kız Fakir Oğlan, Galip Derviş gibi geçmişi de olan birçok projede yer aldım. 2016'nın başında kendi ekibimizle birlikte bir kısa fim çektik Çanakkale üzerine. Buda bizim aslında çıkış amacımız oldu Bu zamana kadar Çanakkale ile ilgili profesyonel anlamda bir kısa film yoktu. Bu kısa filmi ekip olarak önce bir araştırdık. Bir belediyenin düzenlediği Çanakkale üzerine bir festival vardı.  Bu anlamda Çanakkale'yi anlatan ''Hasat Zamanı'' adlı bir kısa film çektik ve Türkiye'nin birçok noktasından ödüller aldık. Ve kamera arkasiarkasi.org sitesinin araştırmasına göre filmimiz 2016 yılının en iyi ikinci filmi seçildi. Çanakkale ile ilgili filmin 2. olması benim için büyük bir onur kaynağı.     İstiklalden İstikbale Film Galası nasıl geçti? Uçağımızı kaçırdığımızdan dolayı galaya istemeyerek de olsa geç kaldık o yüzden filmin başlama sürecine yetişemedik. Film başladığında açıkçası Maraşlılardan şöyle bir korkum vardı. ''Bunu yapamamışlar?'', ''Bizim istediğimiz Sütçü İmam bu değildi!'',  ya da ''Beklediğimiz Abdal Halil Ağa bu değildi?''  gibi tepki açıkçası beni ürkütmüyor değildi. Fakat Abdal Halil Ağa'nın çıkısında salonda bir alkış tufanı kopması beni gururlandırdı. Orda kendi kendime dedim ki biz gerçekten Maraş'ın ruhuna burada dokunmuşuz. O yönden çok mutluyum. Filmin bitiminde salondan çıkışta halkın çok olumlu tepkileri vardı.  Bizimle tanışmak, konuşmak ve hatta bu işi böyle yaptınız acaba ''Maraşlı mısınız?'' diye soranlar oldu. Bu anlamda açıkçası Maraş için, film için çok mutluyuz. Kahramanmaraş Onikişubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek de yapmak istediğini layığı ile yapmış oldu.   Çekimlerden önce Maraş’ta 1.5- 2 aylık bir süreçte bulundum. Mekan gezmesi, lokasyon olarak han, konak ve benzeri mekanları ararken bayağı bir zaman geçirdim. Burada Maraşlıları az buçukta olsa tanımış oldum. Mekanlarımız ve tarihlerimiz belli olduktan sonra çekim sürecine başladık ve çekimlerimiz altı günlük bir sürede gerçekleşti. Geceli gündüzlü bir çalışmamız oldu. Teknik ekibimizin tamamı İstanbul’dan geldi. Buradan yardımcı olan arkadaşlarımız kardeşlerimiz de oldu.   En başından beri bu işi yapıyorsak bu iş Kahramanmaraş'ta olmalı, Kahramanmaraş'ta yapılmalı ve Maraşlılar ‘la yapılmalı dedik. Biz bu işi istesek İstanbul’da bir platoda bitirebilirdik. Maraş'ı tam yansıtması amacıyla buranın tarihi mekanlarını tercih ettik. Fakat Maraş'ta tarihi anlamda konaklar, sokaklar vb. yerler ne yazık ki çok fazla korunamamış, kalmamış ve bir çok yere asfalt atılmış. Ev sahipleri konaklara bakamamış. Bizde Valiliğe bağlı olan konakları tercih etmek durumunda kaldık. Çünkü o mekanlar olabildiğince korunmuş ve restore edilmiş haldelerdi. Sokaklar yine aynı şekilde tarihi olan sokakları tercih ettik. Maraş’ta bitmesini istediğimiz için tarihi alanlarda biraz zorlandık. Maraşlılar bize sahip çıktılar baktığımızda çok büyük bir zorluk yaşamadık. Ve Maraş'ın kahramanlığının tanıtım filmini; ''biz buna bir tanıtım filmi olarak bakıyoruz''  yaptığımızı duyduklarında bizi el üstünde tuttular. Her yönden verilecek herkes desteğini verdi bu yönden zorluk yaşamadık. Tabi ufak tefek aksilikler oldu ama bu da ekip içerisinde olan şeylerdi. Cami çekiminde biraz zorlandık. Cami çekiminde 150-200 kadar öğrenci sayımız vardı. Öğrencilere kostüm giydiriyorsunuz rolüne hazırlıyorsunuz, tabi 150 – 200 kişiyi giydirmek zaten ayrı bir dert giydirdikten sonra tabi bide rolü anlatabilmek var. Orada  buçuk saat felan Maraş dersi vermiş oldum. Bundan sonrası biz bunu çok iyi yaparız durumuna geldiler. Hepsinin emeklerine sağlık. Aynı zamanda kale sahnesinde çok zorlandık çünkü Çünkü gün bitiyordu ve çekimleri yetiştirmek zorundaydık. Yine aynı şekilde çocuklarla öğrencilerle çalışıyor olmak bizi zorladı. Çünkü kameraya, sete alışkın değillerdi  ve oyuncu değillerdi. Koşuyorlardı ama ardından gülüyorlardı. Çünkü arkadaşlarıyla birlikte koşmaları onlara gülünç geliyordu. Kaleye çıkma sahnesi onlara anlatana kadar bayağı koşturduk, yorduk kendilerini. Sağ salim Allah’a çok şükür mutlu bir şekilde bitirdik çekimlerimizi.   Çekimlerde sizi duygulandıran bir anı oldu mu? Çekimlerde beni duygulandıran bir anı değil de Av. Mehmet Ali Bey’in oğlunu oynayan bir kardeşimiz vardı: ‘Süleyman Ceyhan'' adında. Süleyman İmam Hatip lisesinde okuyor. Daha önceden mekan araştırması yapmak için Maraş’a geldiğimde bir kıraathanede konuşma yaparken o da yan masada oturuyordu. Abisi  kıraathanede çalışıyormuş. Hocam ''Napacaksınız?'' dedi. Ben de ''film çekeceğiz'' dedim. Ben de oynamak isterim diye belirtti. Renkli gözlü bir çocuktu. Bundan dolayı yabancı karakter olarak kullanalım dedim. ''Hayır olmaz oynamam ben yabancıyı. Ben Türk, Maraş’lı olurum.'' dedi ve böyle bir sohbet havası yaşadık. Sonra unuttuk gitti tabi. Daha sonra Maraş’a yine geldik Kalabalık oyuncuyu nerden buluruz felan derken okulları gezdik. İmam Hatip Lisesi'nde  gezerken bu çocuk takıldı arkamıza, bizimle birlikte koridorlarda geziyor. Biz müdürün odasına girdiğimizde baktık oda girmeye çalışıyor. Hayırdır neyi bekliyorsun dedik. ''Ben tanıyorum konuşmak istiyorum, ben de oynayacağım'' dedi. Bu şekilde daha önce kıraathane de karşılaştığımız çocuk okulda öğrenci ararken karşımıza tesadüfen çıktı. O rol onun nasibi imiş, o oynadı. Şu an afişlerde, kitaplarda ve bir çok yerde de onun fotoğrafı kullanılıyor.   Bir başka olay; Cami çekimlerinde oldu. Çekimlerimiz öğlen namazına kadar sürdü. Aynı zamanda camii de cenaze vardı. Set ekibimiz de cenazeyi çekimle ilgili sanıp, cenazeyi bizim hazırladığımızı düşünmüşler. Tabi bu trajikomik bir durum ama başımızdan böyle bir durumda geçti.    Sizi en çok etkileyen sahne hangisiydi? Beni en çok Sütçü İmam’ın sahnesi etkiledi. Aslında çok çekimli sahnelere göre kısa süren bir sahne ama bütün olayın tamamını verdiğimiz yer orasıydı. Mekan olarak da çok güzel görüntü içerisine aldı bizi. Zaten filmi izlerken de Sütçü İmam'ın kendisi değil ama suretinin ortaya çıkması bir kahramanın geldiğini hissettiriyor.  O sahne o anlamda duygulandırdı bizi.      Bu projenin amacı nedir? Bu projenin amacı okullarda öğrencilere yönelik Tarih derslerinde Maraş'ın kahramanlık haftasında ya da kurtuluş mücadelesinin anlatıldığı haftalarda bunu bir nevi çocuklara hatırlatmak. Kısa olsun, 20 dakika olsun ve bu süreçte olabildiğince çocuklara bir şeyler aşılayalım istedik. Çünkü biz hep yıllarca şunu gördük; Maraş’a ''Kahramanlık'' unvanı verildi ve sadece bu madde olarak görüldü. Biz bunu daha detaylı olarak ''Maraş’ta nasıl kahramanlar var?  Maraş nasıl kahraman olmuş? Maraş'ın kahramanlarının Türkiye'ye katkısı nedir?'' olduğunuz gözler önüne sermek istedik. Biz Maraş'ın çekimler öncesinde çok fazla araştırmasını yaptık. Ben daha öncesinde Kahramanmaraş ile ilgili bir şey sorsanız az buçuk Sütçü İmam'ı hatırlayabilirdim. Biz araştırmaya girdiğimizde baktık ki Maraş’ın çok fazla kahramanı var her birinin ayrı bir özelliği var. Avukatı, okumuş adamı, doktoru aynı şekilde imamı, bir köylü olarak Abdal Halil Ağa gibi, çocuk kahraman gibi, kadın kahraman gibi her kesimden kahramanı var. Ve zaten Maraş kahramanlığı halkına hediye etmiş bir şehir. Süremiz kısaydı olabildiğince öz karakterler kullanarak gençlere ufacıkta olsa çakmak çaksın istedik. Her bir karakterin bir sözünü seçmeye çalıştık. Maraş’ta ve Maraş ’lıyla özleşmiş olan sözcükler kelimeler kullanmaya çalıştık ki günümüze bir şeyler gönderebilsin. ''Ben din kardeşlerimin bağrına çomak sokmamı bugün de söyleyebiliriz ya da en sondaki yemin sahnesinde ki yemini bugün de yapabiliriz ya da ''Maraş bize mezar olmadan düşmana Gülizar olmaz! 'aslında her kelime özellikle seçildi. Kronolojik olarak tarihten şaşmadık. Abdal Halil Ağa'nın ''davulu vurmam'' demesi salonu gururlandırdı. Bunu fark ettim ve ben bu anlamda da çok mutlu oldum.  Zaten büyük bir yükün altına girdiğimizin farkındaydım. Maraş’ı doğru anlatamazsak bu bize vebaldi. Biz bu vebalin altından kalkamazdık. Bizim derdimiz en doğru şekilde en güzel şekilde anlatabilmekti. İşte 12 Şubat yıldönümlerinde bunu insanlara vermek. Bu amaç ile yapılmış bir projeydi.    Bundan sonraki projeler nasıl olacak, bizleri nasıl projeler bekliyor? Bu projenin amacı aslında Maraş'ta bu oluyor mu bunu göstermekti zaten. Maraş’ta böyle hikayeler var, böyle bir yaşanmışlık var biz bunu verebilecek miyiz? Bunu verirsek bunun devamı gelir mi? Gibi düşüncelerimiz vardı. Bu anlamda da zaten çalışmalarımızda yaptık biz uzun bir süre araştırma içerisine girdik burada Maraşlı tarihçilerle de görüştük.  Bunu tabi araştırırken içerisinde çok başka hikayelere de ulaştık, çok başka kahramanlık hikayeleri var. Bir sinema filmi hatta bir de değil birden fazla sinema filmi çıkabilecek hikayeler var içerisinde. 22 gün 22 gecenin hikayesinin anlatılabileceği 22 bölümlük belgesel televizyon dizisi yada aynı şekilde kahramanların hikayelerinin anlatılabileceği televizyon dizileri gibi birçok projemiz var .Tabi bu projeler şu anki yaptığımız işin karşılığına bağlı. Allah'a şükür şuanda her şeyimiz olumlu gidiyor bu yönden de memnunuz zaten.   Röportaj: Nurhan Görmüş     Haberhanesi.com Yönetimi olarak Şehrimize böylesi güzel bir eser bıraktıkları için Başta Onikişubat Belediyesi Başkanı ve ekibine , Üstad Serdar GÖKHAN nezninde bütün oyunculara Senarist - Yapımcı Hüseyin KURTÇA'ya ,  Yönetmen Turan HASTE'ye ve bütün ekibe teşekkür ediyoruz.  

İlginizi Çekebilir

SANKO Holding’den TEKNOFEST 2026’da Gençlere Teknoloji Desteği

SANKO Holding, ana paydaşlarından biri olduğu TEKNOFEST 2026’da yürütücülüğünü üstlendiği İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması ile toplumsal ihtiyaçlara yönelik yenilikçi ve fayda odaklı teknoloji projelerinin geliştirilmesini teşvik ediyor.

Bilim Şehitkamil’den TEKNOFEST 2026’da Büyük Başarı

Şehitkamil Belediyesi Bilim Şehitkamil’de TEKNOFEST 2026 için hazırlanan 10 takım, 5 ayrı kategoride finale kalma başarısı gösterdi. Geleceğin bilim insanları geliştirdikleri projelerle TEKNOFEST 2026’da birincilik için yarışacak.

Şehitkamil Çamlıtepe’de ulaşım rahatladı: Yeni imar yolları asfaltla buluştu

Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın ilçe genelinde daha güvenli, konforlu ve ulaşılabilir yollar oluşturma hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar aralıksız devam ediyor. Çamlıtepe Mahallesi’nde yıllardır vatandaşların yaşadığı yol sorunu çözüme kavuşturulurken, yeni bölgelerde de asfalt serimi gerçekleşti.

Çimko’nun 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na Stevie® Awards’tan Bronz Ödül

Çimko’nun "2024 Sürdürülebilirlik Raporu", uluslararası iş dünyasının ödül programlarından biri olan 23. Uluslararası İş Ödülleri’nde (The 23rd Annual International Business Awards®) "En İyi Sürdürülebilirlik Raporu" kategorisinde Bronz Stevie® Ödülü’ne layık görüldü.

30 Ağustos’un kadın kahramanları SANKO Üniversitesi’nde anıldı

SANKO Üniversitesi’nde 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni düzenlendi. Programda Milli Mücadele’nin kadın kahramanları ve fedakârlıkları anlatıldı.

Başkan Dr. Yıldırım’dan 30 Ağustos Vurgusu: “Vatan Sevgisinin En Güçlü Yansıması”

Anadolu Sağlık İşletmeleri Derneği (ASİD) Genel Başkanı Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.  

TÜM HABERLER