CHP KAHRAMANMARAŞ İL BAŞKANLIĞINDAN BASIN AÇIKLAMASI
GÜNDEMCHP KAHRAMANMARAŞ İL BAŞKANLIĞINDAN BASIN AÇIKLAMASI
- DÜNYADA ŞEKER İHTİYACI ARTMIŞKEN
- ŞEKER PAHALI BİR İHTİYAÇ MADDESİ HALİNE GELMİŞKEN
- NİŞASTA BAZLI ŞEKERE GÖRE ŞEKERPANCARINDAN ÜRETİLEN ŞEKER DAHA SAĞLIKLI İKEN
- KÖYE DÖNÜŞ İSTENİRKEN
- ÜRETİMİN ARTMASI VE TARIMIN GELİŞMESİ İTHALATIN AZALMASI İSTENİRKEN
- ÇALIŞAN İŞÇİLERİN HAKLARININ DEVLET TARAFINDAN KORUNMASI GEREKİRKEN ELBİSTAN ŞEKER FABRİKASI NİYE ÖZELLEŞTİRİLİYOR?
- ELBİSTANA YAPILAN İHANETLERE BİR YENİSİ NİÇİN EKLENİYOR? YOKSA 2002 YILINDAN BERİ ABD YE VERİLEN SÖZLER KAPSAMINDA TÜRKİYEDE ŞEKER SEKTÖRÜ ABD Lİ FİRMA CARGİLLE Mİ TESLİM EDİLMEK İSTENİYOR? HANİ NERDE ABD YE VURULAB OSMANLI TOKADI? NİŞASTA BAZLI ŞEKERİN VE MISIR ŞURUBUNDAN ELDE EDİLEN ŞEKERİN BAŞTA KANSER VE ŞEKER HASTALIĞI YAPTIĞI BİLİNİRKEN NİÇİN HALKIN SAĞLIĞI İLE OYNANIYOR? ELBİSTANLI HEMŞEHRİLERİMİN DİKKKATİNİ ÇEKİYORUM:
İRTİCACI ÇEVRELERDEN CHP’YE ATILAN İFTİRALAR VE GERÇEKLER
CHP CAMİLERİ KAPATTI! CHP CAMİLERİN ÖNÜNE JANDARMA DİKTİ! CHP HALKIN CAMİLERE GİRİŞİNİ YASAKLADI! CHP CAMİLERİ AHIR YAPTI! CHP ZAMANINDA BURSA VE ÇANAKKALE’DE GENELEV OLARAK KULLANILAN CAMİLER VAR! Onlarca TV kanalında hemen her gün bu yalan ve iftiralar tekrarlanıp durur. Bunlarla mücadele etmek için elimizde birkaç gazete, bir TV ve sosyal medyadan başka imkanımız yok. YALAN 1- ‘Camileri ahır yaptılar’. 25.4.2012 tarihinde, devrin başbakanı televizyon ekranlarına çıkmış, elinde 1936 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, haykırıyor: ‘Bu ne insafsızlık, Seferihisar’da bir camiyi ahır yapmışlar’. Mustafa Kemal camiyi ahır yaptı, öyle mi? Buna kanıt olacak herhangi bir belge, bilgi veya şahit var mı? Yok. Gerçek ne: Söz konusu cami işgal yıllarında bölgede yaşayan Rumlar tarafından tahrip edilmiş, 1936’da ise bizzat CHP hükümeti tarafından onarımı gerçekleştirilerek yeniden ibadete açılmıştır. Görüldüğü üzere yalanda sınır yok! YALAN 2- ‘Atatürk zamanında genelev yapılan camiler var’. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Abdullah Akın, üniversitenin TV kanalına çıkarak ‘1924 yılında camiler kapatıldı, Çanakkale ve Bursa’da genelev olarak kullanılan camiler var’ dedi. Bu vahim olayı bilen, uyan olmuş mu? Belgesi, var mı? Ne belgesi var ne de şahidi. Sonradan anlaşılıyor ki bu zat, AKP yandaşı kanallarda ‘tarih sohbetleri’ yapan, sözde tarihçi Kadir Mısırlıoğlu’nun yalancısı! Mısırlıoğlu 2012 yılında bir programda ‘ İsmet Paşa döneminde, Çanakkale’de bir cami kerhane yapılmıştır, Sebilürreşad koleksiyonuna baksınlar, fotoğrafı var’ demişti. Bu dergi 1908’de Mehmet Akif Ersoy’un kuruculuğunda ‘Sırat-ı Müstakim’ adıyla çıktı ve 1912’de ‘Sebilürreşad’ oldu. 1966 da ise kapandı. 2016’da, AKP’li Bağcılar Belediyesi bu derginin tüm eski sayılarını, günümüz Türkçesiyle sayı sayı, cilt cilt, yeniden bastırdı. Bu derginin hiçbir yerinde, yapılan hayasız iddiaya dair ne bir yazı, ne de bir resim bulunmuyor. Yalan olur da, bu kadarı da olmaz ki! YALAN 3- ‘İsmet Paşa camileri kapattı, önüne jandarma dikti, halkın camilere girişini yasakladı’. İşte bu gerçek! Öyle bir örnek vereceğiz ki, yalan ve iftirayı yaşam biçimi ve siyasi ahlak haline getirenler, güzel bir ‘oh’ çekebilirler! İkinci Dünya Savaşı yılları… Atatürk aramızdan ayrılmış, İsmet İnönü cumhurbaşkanı seçilmişti. Hitlerin orduları Avrupa ülkelerini birer birer ezip geçiyordu. Alman tankları Fransızların asla geçilemez dedikleri Maginot hattını bile geçmişti. Daha 1941 yılında 13 ülke teslim bayrağını çekmiş, Alman orduları Türkiye sınırına dayanmıştı. Türkiye de boş durmuyordu… Alman tanklarına karşı Trakya’nın altına binlerce KORUGAN yapılmıştı. Bununla yetinilmemiş, Alman ordularının İstanbul’a girişini önlemek için Çatalca-Büyükçekmece hattına Maginot hattının bir benzeri ÇAKMAK HATTI inşa edilmişti. Alman tanklarına karşı önlem alınmıştı. Peki ya Alman uçakları? Alman uçakları İstanbul’u bombalarsa? Tarihimizin maddi manevi en değerli hazineleri, kutsal emanetler ne olacaktı? Bir Alman taarruzuna karşı kutsal emanetlerin Alman uçaklarının menzili dışında bir yere taşınmasına karar verildi. İnönü her şeyin gizlilik içinde yapılmasını, Almanların kutsal mekânlara dokunmaktan çekinmeyeceklerinin hesaba katılmasını istedi. Düşünüldü taşınıldı, İstanbul saray ve müzelerindeki tüm değerli eşyaların Anadolu’nun ortasında Niğde ve Ulukışla’da dini mabetlere saklanmasına karar verildi. Özel tren hazırlandı. İçi çinko, özel bölmeli sandıklar yaptırıldı. Topkapı sarayı, Dolmabahçe Sarayı ve İstanbul Arkeoloji Müzesindeki kutsal emanetler, Hazreti Muhammed’in hırkası, mühürü, kılıcı, oku, yayı, Kâbe’nin anahtarı, Hz. Osman’ın kanlı Kuran’ı Kerim’i, padişahların tahtları, eşyaları, hazine, silah, tablo, porselen, paha biçilmez el yazması eserler, büyük bir gizlilikle ve titizlikle sandıklara yerleştirildi. 1942 yılı… Alman ordularının Trakya sınırımıza dayandığı o günlerde… Bir gece 391 sandık… 48 vagona yerleştirildi. Tren, paha biçilmez değerdeki yüküyle, büyük bir gizlilik içinde ve koruma altında, Anadolu’nun ortalarına doğru hareket etti. Kutsal emanetler ve paha biçilmez değerdeki mücevher ve el yazması eserle Niğde’de Ak Medrese ve Sarı Han ile Ulukışla’da bir camiye yerleştirilir. Her şey gizlilik içinde yapılmak zorundadır. Yerel yöneticilere bile bilgi verilmez. Camilerin etrafına özel askeri birlikler konuşlandırılır. Bu ibadet yerlerine kimse yaklaştırılmaz. 1943 yılında İnönü, Churchill ile görüşmek üzere Adana’ya giderken treni Ulukışla’da durdurur… Kutsal emanetlerin saklandığı 3 binayı teftiş eder… Kendisi bile içeri girmez, Birliğin komutanından bilgi alır… Ayrılırken de ‘Bize emanet, size emanet… Gözüm arkada kalmasın’ der. Dört sene geçer, savaş biter… Dünyaya sükûnet hâkim olur. Kutsal emanetler 1947 yılında tekrar getirilir… Saray ve müzelerdeki yerlerine konur… Yıllar geçse de ne İnönü, ne CHP bu konudan söz etmez… Kendilerine bir paye çıkarmaz… Bunu fırsat bilen Cumhuriyet düşmanları 70 yıldan beri ‘ İnönü camileri kapattı’ yalanını yayarlar. Hatta daha da azar, kapatılan camilerin çevresindeki koruma askerlerinin atlarını bahane edip ‘İnönü camileri ahır yaptı’ işlerler de işlerler… Cumhuriyetimizin varlığına ve onu kurucu iradesine karşı girişilen bu saldırılar karşısında sessiz kalmayacağımız açıktır. CHP olarak Diyanet’e, İlahiyatçılarımıza ve gerçek din adamlarına sesleniyoruz: Bu kendini bilmez din bezirganlarına hadlerini bildirin. Bunlar sadece milli değerlerimize değil, kutsal dinimize de ciddi zararlar veriyorlar. İktidar sahiplerine de sesleniyoruz: Bu adamları himaye etmeyin, din üzerinden siyaset yapmanın üç-beş oy dışında bir getirisinin olmayacağını görerek zaman geçirmeden gerekli tedbirleri alın. Gün, milli ve manevi değerlerde birleşme ve bütünleşme günüdür! İktidar olsun, muhalefet olsun herkesin öncelikli görevi bu değerlere gerekli hassasiyeti göstermektir.İlginizi Çekebilir
Şehitkamil Çamlıtepe’de ulaşım rahatladı: Yeni imar yolları asfaltla buluştu
Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın ilçe genelinde daha güvenli, konforlu ve ulaşılabilir yollar oluşturma hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar aralıksız devam ediyor. Çamlıtepe Mahallesi’nde yıllardır vatandaşların yaşadığı yol sorunu çözüme kavuşturulurken, yeni bölgelerde de asfalt serimi gerçekleşti.
Çimko’nun 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na Stevie® Awards’tan Bronz Ödül
Çimko’nun "2024 Sürdürülebilirlik Raporu", uluslararası iş dünyasının ödül programlarından biri olan 23. Uluslararası İş Ödülleri’nde (The 23rd Annual International Business Awards®) "En İyi Sürdürülebilirlik Raporu" kategorisinde Bronz Stevie® Ödülü’ne layık görüldü.
30 Ağustos’un kadın kahramanları SANKO Üniversitesi’nde anıldı
SANKO Üniversitesi’nde 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni düzenlendi. Programda Milli Mücadele’nin kadın kahramanları ve fedakârlıkları anlatıldı.
Başkan Dr. Yıldırım’dan 30 Ağustos Vurgusu: “Vatan Sevgisinin En Güçlü Yansıması”
Anadolu Sağlık İşletmeleri Derneği (ASİD) Genel Başkanı Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.
Şehitkamil Turnuvası’nda Büyük Heyecan: Gaziantep Basketbol Sahaya Çıkıyor
Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Şehitkamil Turnuvası kapsamında 29 Ağustos Cumartesi günü Gaziantep Basketbol ile Mersin Spor Kulübü arasında oynanacak karşılaşma öncesinde düzenlenecek kortej yürüyüşüne ve mücadeleye tüm Gazianteplileri davet etti.
Prof. Dr. Perihan Öztürk, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde Hasta Kabulüne Başladı
Cilt Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Perihan Öztürk, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı.