© Haber Hanesi 2014 - 2025

Akdeniz Diyeti Kansere Karşı Koruyucu Mu?

Türkiye’nin sağlıklı yaşam ve beslenme alanında ilk dijital bilimsel bilgi platformu “Bilim Bunu Konuşuyor” ile en güncel bilgileri kamuoyuyla paylaşan Sabri Ülker Vakfı, 4 Şubat Dünya Kanser Günü vesilesiyle bu kez Akdeniz diyetinin kansere karşı koruyucu etkilerini masaya yatırıyor.

Sabri Ülker Vakfı kurulduğu 2009 yılından bugüne, gıda, beslenme ve sağlıklı yaşam bilincinin gelişmesine katkı sağlamak, topluma bu konulardaki en doğru, güncel ve bilimsel bilgiyi aktarmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Vakıf bu çerçevede hayata geçirdiği Türkiye’nin sağlıklı yaşam ve beslenme alanında ilk dijital bilimsel bilgi platformu “Bilim Bunu Konuşuyor” ile sağlık ve beslenmeyle ilgili gündemdeki konuları, bilimsel ve en güncel bilgileri tarafsız bir yorum ve anlaşılır bir dille kamuoyuyla paylaşıyor. Sabri Ülker Vakfı, Bilim Bunu Konuşuyor’da 4 Şubat Dünya Kanser Günü vesilesiyle “Akdeniz diyeti kansere karşı koruyucu mu” sorusuna bilimsel bir yanıt arıyor.

 

Akdeniz diyeti genel olarak taze sebze ve meyveler, sert kabuklu yemişler ve tam tahıllar gibi bitkisel kaynaklı besinler ile zeytinyağının baskın tüketildiği, hayvansal kaynaklı besinlerden ise balık ve beyaz etler ile süt ürünlerin (çoğunlukla yoğurt ve peynir) orta düzeyde, kırmızı ve işlenmiş etlerin ise düşük seviyede tüketildiği bir beslenme tipi. Yemeğin ardından, dinlenme ve sonrasında da düzenli fiziksel aktivite Akdeniz diyetinde büyük önem taşıyor.

 

 

Bilimsel veriler neler söylüyor?

İçeriği ve uygulaması abartı ve aldatıcılıktan uzak olan Akdeniz diyetinin olumlu sağlık etkileri bilimsel kanıtlarla da destekleniyor. Akdeniz diyetinin tüm nedenlere bağlı ölüm ve hastalık oranlarını azalttığı biliniyor. Kanser, kalp damar hastalıkları, metabolik sendrom, şişmanlık ve şeker hastalığı riskini azaltması, Akdeniz diyetinin başlıca sağlık etkileri arasında sayılıyor.

 

Akdeniz diyeti bazı kanser türlerine karşı koruyucu etki gösteriyor

Akdeniz diyeti, birçok kronik hastalığın görülme sıklığının azalmasıyla da ilişkilendiriliyor. Bu beslenme biçiminin kanser üzerine etkileri incelendiğinde özellikle meme ve kolon kanseri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerine karşı koruyucu etkileri olduğunu gösteren veriler bulunuyor.

 

Amerika’da Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH)tarafından gerçekleştirilen Diyet ve Sağlık çalışmasında 5 yıl boyunca takip edilen, 400 bin yetişkinde Akdeniz diyetinin kansere bağlı ölüm oranını erkeklerde %17, kadınlarda ise %12 oranında azalttığı bildirilmiştir. Avrupa Prospektif Kanser ve Nütrisyon Araştırması (EPIC) bazı besin öğelerinin diyetle yetersiz alımı ve kanser riski arasındaki ilişkiyi değerlendirmiştir. EPIC çalışmasının sonuçlarına göre, D vitamini, B vitaminleri, C vitamini ve bazı karotenoidlerin kolorektal, mide ve akciğer kanseri gibi kanser türlerine karşı koruyucu etkileri olduğu bildirilmiştir. Bu araştırmalar gibi daha birçok gözlemsel ve klinik çalışmalar, Akdeniz diyetinin kanserin birincil ve ikincil korunmasında etkili olduğunu gösteriyor. Bu etkilerden sorumlu mekanizmalar arasında diyetin polifenol içeriği ve artan antioksidan alımına bağlı olarak inflamasyon ve oksidatif hasarın azalması olduğu ileri sürülüyor.

 

Akdeniz tipi beslenme aynı zamanda sürdürülebilir bir beslenme biçimi

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Akdeniz diyetini, günümüzde 65 yaş altı küresel ölçekte erken ölüm vakalarının temel nedeni olan bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesi ve kontrolünde etkin bir beslenme stratejisi olarak tanımlıyor. Literatür Akdeniz diyetinin beslenmeyle ilintili bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesi ve kontrol altında tutulmasında faydalı olduğunu bildiriyor. Ayrıca diyette yer alan besinlerin kolay erişilebilir ve kabul edilebilir olması diyetin sürdürülebilir olmasını da sağlıyor. Akdeniz diyetinin kalp damar hastalıklarını önleyici etkisinin özellikle gelir düzeyi yüksek bireylerde daha anlamlı olduğu da bildiriliyor. Bu sonuçlar da gelir düzeyi yüksek kişilerin besinlere daha kolay ulaşabilmesi ve eğitim düzeylerinin de yüksek olması ile ilişkilendiriliyor. Birçok kişi ise Akdeniz diyetini kilo yönetimini desteklemesi ve sağlıklı yaşamı geliştirmesi açısından etkin bir strateji olarak değerlendiriyor.

İlginizi Çekebilir

SANKO Üniversitesi'nden Deri Kanseri Alarmı! Erken Tanı Vurgusu

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Solak, cildi oluşturan hücrelerin normalin dışında, aşırı ve kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan deri kanserlerinin erken teşhisle büyük oranda tedavi edilebildiğini söyledi.

MİDE KANSERİ ERKEN EVREDE BELİRTİ VERMEZ

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Nimet Yılmaz, “Mide kanseri, mide hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan ciddi bir hastalıktır. Genellikle erken evrede belirti vermez, ancak ilerleyen dönemde iştahsızlık, kilo kaybı, mide ağrısı ve kanama ile kendini gösterir” dedi.

SANKO Üniversitesi'nden Ruh Sağlığı Uyarısı: Depresyon Mevsim Tanımıyor

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Lütfiye Şimşek, depresyonun yalnızca sonbahar ve kış aylarında görülen bir hastalık olmadığını, yılın her döneminde ortaya çıkabileceğini söyledi.

SANKO Hastanesi'nden Önemli Uyarı: Açlık Her Zaman Mideden Gelmiyor

SANKO Üniversitesi Hastanesi’nden Diyetisyen Zelal Ürek, sağlıklı beslenmenin ilk adımının, ne yediğimizi değil, neden yediğimizi de anlamak olduğunu söyledi.

SANKO Üniversitesi Hastanesi'nden Ailelere Yaz Tatili Beslenme Rehberi

SANKO Üniversitesi Hastanesi’nden Uzman Diyetisyen Meltem Demirci, sağlıklı beslenen çocukların tatilde daha enerjik olduğunu belirterek, yaz tatilinde çocukların beslenme düzeninin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

Uzman Diyetisyen Meltem Demirci Uyardı: Güvenli Gıda Olmadan Sağlıklı Beslenme Mümkün Değil

SANKO Üniversitesi Hastanesi’nden Uzman Diyetisyen Meltem Demirci, güvenli gıda olmadan, sağlıklı beslenmenin mümkün olmadığını söyledi.

TÜM HABERLER